Günlerin Arasında Saklı Bir Ev Arayışı Masha Kovtun

TowerSokakBerlin2 gün önce20 Tıklanmalar

SETAREH galerisindeki yolculuğumuza Ukraynalı sanatçı Masha Kovtun’un derinlikli dünyasıyla devam ediyoruz. Prag’da yaşayan ve çalışan sanatçının “Hidden Among Days” (Günlerin Arasında Saklı) başlıklı solo sergisi, göçmenlik, aidiyet ve ev kavramının yitimi üzerine sessiz ama sarsıcı bir meditasyon sunuyor.

17 Nisan 2026’ya kadar sürecek olan bu sergi, günümüzün hızla eskiyen ve belirsizleşen dünyasında, bir bireyin kendine ait bir yer bulma çabasını resmin diliyle anlatıyor.

Göçmenlik Deneyimi: Hem Burada Hem Başka Yerde

Masha Kovtun’un pratiği, Prag’da yaşayan bir göçmen olmanın getirdiği o kendine has kimlik arayışından besleniyor. Onun için ev, sadece fiziksel bir mekan değil; nostalji ve melankolinin kesiştiği, mahremiyetin ve güvenliğin bazen bir kayıp gibi hissedildiği geniş bir kavram.

  • İki Dünyanın Arasında: Kovtun, içeride ve dışarıda olma deneyimini görselleştiriyor. Resimlerinde bir göçmenin hissettiği o tuhaf çelişkiyi —aynı anda hem huzurlu hem de yerinden edilmiş hissetme halini— yakalıyor.

  • Duyguların Bütünlüğü: Bu resimlere tek bir duygu yani sadece melankoli veya sadece huzuru atfetmek imkansız. Onların nüansı; aynı anda hem kaybolmuş hem de bulunmuş olmanın, bir kapı kapandığında bile yola devam etmenin bütünsel deneyiminde yatıyor.

Puslu Görünümler ve Işığın Dramaturjisi

Kovtun’un tuvalleri, gerçeklik ile hayal gücü, hatırlama ile devamlılık arasındaki o ince çizgide duruyor. Sanatçının teknik tercihlerinde belirgin bir pusluluk hakim:

  • Işık ve Karanlık: Bazı resimlerde sıcak bir ışık huzmesi, boğucu bir karanlıkla yer değiştiriyor. Bu zıtlık, sürekli bir keşif ve değişen ruh halleri atmosferi yaratıyor.

  • Pencereler ve Sınırlar: Sanatçı, pencereleri bir çerçeveleme aracı olarak kullanıyor. Pencereler, iç ve dış dünyaları birbirinden ayıran birer bariyer görevi görüyor; bu iki dünya sadece atmosfer ve ışık aracılığıyla birleşiyor. Bu yöntem, resimlerini gerçekliği büken değil, gerçekliği inşa eden bir zemine oturtuyor.

Kayıp ve Devamlılık: Sergiden Öne Çıkan Eserler

Kovtun’un çalışmaları gerçeklikten asla tam olarak kopmuyor; figürler ve çevreleri arasındaki ilişki her zaman yere basıyor:

Theatre of the War (2022) & Podbaba (2023): Bir kuşun uçarken bıraktığı inkar edilemez gölge ile gökyüzünde asılı duran bir helikopterin yarattığı tekinsizlik birbirini aynalıyor.

The Sound of Falling Stars (2023): Aralık bir kapıdan sızan ışık, boş bir odadaki sarı çiçeklerin üzerine düşüyor. Hafifçe bulanık olan bu görüntüde çiçekler, tozlu ve boş bir mekanda olmalarına rağmen tuhaf bir şekilde evinde gibi görünüyor.

Umut ve Belirsizlik

Sergi, umudun farklı yüzlerini de çağrıştırıyor: Belirsizliğe karşı sıcak bir parlaklık sunan umut ve değişen zamanlara karşı dalgalanıp sönen umut… Kovtun, gündelik hayatın ritmini ve aidiyet duygumuzu şekillendiren o uçucu anları görünür ve hissedilir kılıyor.

Bir göçmenin gözünden dünyayı, ışığı ve ev kelimesinin ağırlığını hissetmek isterseniz:

  • Tarihler: 17 Nisan 2026 tarihine kadar

  • Mekân: SETAREH, Berlin

  • Şehir: Berlin, Almanya

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Yorum bırakın

Önceki Gönderi

Sonraki Gönderi

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3