Gördüğümüzden Fazlası: Viktoria Binschtok ve Dijital Çağın Şifreli Görselliği

TowerBerlinSokak1 saat önce6 Tıklanmalar

Berlin sanat dünyasının kalbi Kreuzberg’deki Klemm’s galerisinde oldukça sıcak ve zihin açıcı bir tartışma dönüyor. Sanatçı Viktoria Binschtok, geçtiğimiz ay kapılarını açan ve Mart başına kadar devam edecek olan “Digital Semiotics” (Dijital Göstergebilim) sergisiyle bizi ekranlarımızın ötesine, piksellerin arasına saklanmış gizli anlamların peşine düşürüyor.

Eğer şu an Berlin’deyseniz veya dijital kültürün görsel diline meraklıysanız, bu sergi aslında her gün kullandığımız ama üzerine pek düşünmediğimiz o minik sarı yüzlerin ve meyve emojilerinin ne kadar politik ve “tehlikeli” olabileceğini anlatıyor.

Ekrandan Galeri Duvarına: Yeni Bir Dilin İnşası

Binschtok, uzun süredir dijital kültürü ve imge üretimini mercek altına alan bir sanatçı. Ancak bu son serisinde, fotoğrafla dijital kolajı, gizemli natürmortlarla teknolojik kodları öyle bir harmanlıyor ki ortaya çıkan eserler, çevrimiçi ve çevrimdışı gerçekliğimizin nasıl birbirine dolandığının bir kanıtı gibi duruyor.

“Digital Semiotics” sergisinin temel çıkış noktası, dijital iletişimin sembolik dili: Emojiler, kısaltmalar ve internet argosu. Bunlar artık sadece birer “resim” değil; yazı ile imge arasında duran hibrit formlar. Sanatçı, bu sembolleri birer “çağdaş eser” (artifact) olarak ele alıyor ve onları birer sosyal barometreye dönüştürüyor.

Emojiler Sadece Gülümsemez: Duygusal Veri ve Şifreleme

Sergideki işlere baktığınızda, bir nesnenin, bir meyvenin ya da bir vücut parçasının sadece göründüğü şey olmadığını hemen fark ediyorsunuz. Binschtok, emojilerin tarihsel süreçteki kodlama geleneğinin modern bir devamı olduğunu hatırlatıyor.

Neden Emoji Kullanıyoruz?

  • Duygusal Veri: Emojiler, dijital metnin ruhsuzluğunu gidermek için kullandığımız “duygusal veri” paketleridir.

  • Plastisite: Bir sembolün anlamı, kimin kime gönderdiğine göre saniyeler içinde değişebilir.

  • Gizlenme Stratejisi: Banal ve basit görünümleri, onları gizli mesajlar için kusursuz birer “konteynır” yapar.

Binschtok’un vurguladığı en ilginç noktalardan biri, bu sembollerin birer kamuflaj stratejisi olarak kullanılması. Algoritmaların filtrelerine yakalanmak istemeyen topluluklar, yasaklı veya politik kavramları ifade etmek için ilgisiz gibi görünen görsel kodlar geliştiriyorlar. Bu noktada “bakmak”, artık bir “şifre çözme” eylemine (deciphering) dönüşüyor.

Algoritmik Görünürlük ve Filtrelerin Etrafından Dolanmak

İçinde bulunduğumuz 2026 yılında, dijital platformların algoritmaları neyi görüp neyi görmeyeceğimizi belirliyor. Binschtok, bu sergide tam da bu “opaklık” (belirsizlik) üzerine düşünüyor. Sergide yer alan geniş sembol repertuvarı; bazen politik bir başkaldırıyı, bazen yasaklı bir içeriği, bazen de tamamen banal bir gündelik anı temsil edebiliyor.

Sanatçı, fotoğraf medyumunu sadece bir yansıtma aracı olarak değil, soyut fenomenleri (örneğin bir arama motorunun algoritma sürecini) görselleştirmek için bir “projeksiyon yüzeyi” olarak kullanıyor. Görüntüler bize basit bir tercüme sunmuyor; aksine, bu kodların bizi hem birbirimize bağlama hem de birbirinden ayırma potansiyelini, yani o meşhur muğlaklığını yansıtıyor.

Görsel Bir İndeks Olarak Sergi Deneyimi

Sergiye girdiğinizde sizi karşılayan eserler grubu, aslında çağdaş bir çağrışımsal indeks oluşturuyor. Bir şeftali fotoğrafı sadece bir meyve midir, yoksa bir anatomi referansı mı? Bir rüzgâr gülü ne zaman siyasi bir simgeye dönüşür? Binschtok, bu geçişlerin herhangi bir sabit mantığa dayanmadığını gösteriyor. Bazen görsel bir benzerlik, bazen fonetik bir yakınlık, bazen de gönderici ile alıcı arasındaki zımni (gizli) bir anlaşma bu yeni dili kuruyor.

Klemm’s galerisindeki bu yerleştirme, izleyiciyi dijital dünyada ne kadar “gördüğünü” değil, ne kadar “anladığını” sorgulamaya itiyor. Görüntüler artık birer kanıt değil, birer mesaj haline gelmiş durumda.

Ziyaret Notları

  • Sanatçı: Viktoria Binschtok

  • Sergi: Digital Semiotics

  • Mekân: Klemm’s, Berlin

  • Tarih: 23 Ocak – 7 Mart 2026

  • Neden Gitmeli? Ekranınızdaki o basit emojilerin arkasındaki devasa politik ve sosyal makineyi görmek için.

Apartman No:26 Notu

Viktoria Binschtok, dijital çağın şifreli dilini galerinin fiziksel ortamına taşıyarak, bizi modern dünyanın en büyük çelişkisiyle yüzleştiriyor: Her şeyin her zamankinden daha “görünür” olduğu bir çağda, aslında ne kadar çok şey gizleniyor?

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Yorum bırakın

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3