
Bergisch Gladbach’taki Kunstmuseum Villa Zanders, 1 Şubat 2026 tarihine kadar kapılarını sanat dünyasının en özgün fırçalarından birine, Eckart Hahn’a açıyor. “Papiertiger” (Kağıttan Kaplan) başlığını taşıyan bu etkileyici sergi, Hahn’ın 1990’lardan bugüne uzanan yaratım sürecinden süzülen 50 kadar tabloyu ve beş heykelini bir araya getiriyor. Hahn’ın sanatında kağıt, sadece üzerine resim yapılan bir zemin değil; bizzat resmin ana kahramanı, sembolü ve en büyük illüzyonuna dönüşüyor. Sanatçı, fırça ve boya kullanarak kağıdın dokusunu o kadar kusursuz bir hassasiyetle işliyor ki, izleyici gördüğü şeyin bir tuval mi yoksa gerçek bir kağıt yığını mı olduğu konusunda tatlı bir ikileme düşüyor.
Hahn’ın resimlerinde kağıt her zaman bir kurgu olarak varlık gösteriyor. Bizlere katlanmış, yırtılmış, buruşturulmuş veya kirletilmiş şekilde sunulan bu nesne; bazen bir kitap, bazen bir duvar kağıdı, bazen de hassas bir origami figürü olarak karşımıza çıkıyor. Sanatçının büyük bir ressamlık becerisi ve sonsuz bir hayal gücüyle kurguladığı bu sahneler, kağıdın kırılganlığını ve geçiciliğini temel alıyor. Ancak Hahn burada sadece bir malzeme taklidi yapmıyor; o, kağıdı gerçekliğin nasıl inşa edildiğine dair bir metafor olarak kullanıyor. Her yırtık, her kat izi, aslında toplumsal ve bireysel dünyamızdaki çatlaklara ve paradokslara işaret ediyor.
Bu “kırılmış realizm” anlayışının içinde hayvanlar, serginin en dikkat çekici figürleri olarak yer alıyor. Kaplanlar, filler, kurtlar ve kuşlar, Hahn’ın sahne gibi düzenlediği kompozisyonlarında çok katmanlı anlamların taşıyıcısı haline geliyor. Bir kaplanın gücü ile kağıdın dayanıksızlığı aynı karede buluştuğunda, otoritenin ve fiziksel dünyanın aslında ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğu hissi uyanıyor. Hahn, ince bir mizahı keskin bir doğrulukla birleştirerek, dünyamızın görünen yüzünün ardındaki o tekinsiz ama bir o kadar da büyüleyici boşluğu gözler önüne seriyor.
Sergi, Villa Zanders’in kağıdı bir sanat mecrası olarak odak noktasına alan koleksiyonuyla da mükemmel bir uyum sergiliyor. Eckart Hahn, kağıdı geleneksel kullanımının ötesine taşıyıp onu kavramsal bir sembol haline getirerek müzenin bu alandaki vizyonuna yepyeni bir boyut katıyor. Dr. Ina Dinter küratörlüğünde hazırlanan bu seçki, 2026 kışına kadar sanatseverleri kağıttan kalelerin, fantezi dolu hayvanların ve gerçeğin o kırılgan dokusunun içinde bir keşfe davet ediyor. Bu yolculuk, sadece bir resim sergisi izlemek değil, aynı zamanda inşa ettiğimiz gerçekliklerin ne kadar “kağıttan” olduğunu düşünmek için de eşsiz bir fırsat sunuyor.






