
Londra Design Museum’un ikinci katında, teknolojinin soğuk pikselleriyle kadim halk masallarının sıcaklığını birleştiren büyüleyici bir enstalasyonun önündeyiz. Space Popular (Lara Lesmes ve Fredrik Hellberg) ile mimarlık tarihçisi Shumi Bose iş birliğinde tasarlanan “Fables for our Time”, gezegenimizin hayatta kalması için kritik öneme sahip üç ekosistemi —arılar, mercanlar ve mantarlar— modern birer “fabl” olarak yeniden kurguluyor.
Bu triptik (üç kanatlı) eser, sadece bir görsel şölen değil; aynı zamanda Future Observatory tarafından yeşil dönüşüm araştırmaları kapsamında sipariş edilmiş derinlemesine bir görsel araştırma projesidir.
Eserin en dikkat çekici özelliği, 176 adet dönen prizma (tri-wall) üzerinde sergilenmesidir. Ziyaretçi prizmaların önünden geçerken, her biri üç farklı katmandan oluşan üç ayrı hikâye arasında yolculuk yapar:
Ön Plan: Hikâye anlatımının gerçekleştiği, doğal sistemlerin sözcülüğünü yapan anlatıcıların bulunduğu katman.
Orta Plan: Ekosistemlerin geniş panoramik görüntülerini sunan frizler.
Arka Plan: Doğa olaylarının ve bilimsel verilerin (elektromanyetik dalgalar, ses frekansları) görselleştiği “başka bir dünya” görünümü.
Eserlere yakından baktığınızda, uzaktan görünen çiçek tarlalarının veya mercan resiflerinin aslında binlerce minik emoji ikonundan oluştuğunu fark ediyorsunuz. Bu pikselli görünüm, geleneksel kanaviçe işlemelerini andırırken kullanılan ikonlar modern dünyamızın tezatlığını yansıtıyor.
Özel olarak tasarlanan bu emojiler arasında sadece hücreler ve türler değil; piller, sigara izmaritleri ve Wi-Fi sembolleri de yer alıyor. Bu durum, insan müdahalesinin ve teknolojik kirliliğin doğal sistemlerle nasıl iç içe geçtiğini sessizce ama çarpıcı bir şekilde anlatıyor.
Sergi, biyolojik ağların karmaşık zekâsını üç ana başlıkta topluyor:
Arı Kolonileri: İş birliği ve kaynak paylaşımının zirvesi. Prizmaların arkasında görülen ses dalgası desenleri, arıların çiçeklerle kurduğu elektromanyetik bağı temsil ediyor. Arılar, çiçeklerin yaydığı alçak elektrik mırıltılarını “dinleyerek” polenleşmeye hazır olup olmadıklarını anlıyorlar.
Mercan Resifleri: Sağlıklı bir resif, minik larvaları kendine çeken “kabarcıklı ve tıkırtılı” bir ses çıkarır. Eser, bu ses desenlerini görselleştirerek, mercanların biyolojik çeşitliliğini ve sürdürülebilir koruma ihtiyacını vurguluyor.
Misel (Mycelia) Ağları: “Wood Wide Web” (Orman Geniş Ağı) olarak bilinen bu yeraltı iletişim kanalları, ağaçlar ve bitkiler arasındaki besin döngüsünü ve bilgi akışını yönetir. Mantar frizinin arkasındaki desenler, bu devasa kimyasal otobanları temsil ediyor.
“Fables for our Time, insan hikâyesinde doğanın önceliğini savunan modern masallardır.”






