
Arjantinli sanatçı Gabriel Chaile, 1 Nisan – 13 Eylül 2026 tarihleri arasında Whitechapel Gallery’nin tarihi sütunları arasında kerpiçten dünyasını kurmaya hazırlanıyor.
Chaile, sadece heykel yapmıyor; o toprağı, hafızayı ve toplumsal bağları bir araya getiren yaşayan yapılar inşa ediyor.
Gabriel Chaile’nin sanatı, Arjantin’in Kolomb öncesi ve yerli zanaat geleneklerine derinlemesine kök salmıştır. Sanatçıyı dünya sahnesine taşıyan en önemli özelliği, devasa boyutlardaki kerpiç heykelleridir. Bu yapılar genellikle;
İnsanbiçimci Fırınlar ve Çömlekler: Heykelleri sadece izlenmek için değil, aktif olarak kullanılmak (yemek pişirmek, topluluğu beslemek) için tasarlanmış devasa fırınları andırır.
Toplumsal Bağ Olarak Yemek: Chaile için yemek pişirme eylemi, toplumsal bağları güçlendiren ve kültürel mirası aktaran siyasi bir eylemdir.
Malzeme Seçimi: Sanatçının kullandığı kerpiç, hem geçiciliği hem de toprağa, yani köklere dönüşü simgeler.
Londra izleyicisi Chaile’yi, 2024 yılında Trafalgar Meydanı’ndaki “Fourth Plinth” (Dördüncü Kaide) projesi için hazırladığı kısa listeye kalan önerisinden tanıyor. O dönemde sanatçı, Arjantin’in hornero kuşlarının kamusal anıtların tepesine inşa ettiği yuvalardan ilham alan bir kerpiç form önermişti.
Whitechapel’daki bu yeni sergide ise sanatçı, odağını Londra’nın East End bölgesine çeviriyor. Küratör Caroline Jozami eşliğinde hazırlanan bu yeni komisyon; bölgenin zengin kültürel çeşitliliğinden, East End’in dayanışmacı topluluk yapısından ve yerel tarihin ve bugünün iç içe geçmiş hikayelerinden besleniyor.
Gabriel Chaile’nin eserleri, müze mekanının steril atmosferini toprağın kokusu ve dokusuyla sarsan nadir deneyimlerden biridir. Dev fırınların ve devasa çömleklerin arasında dolaşırken, sadece Arjantin yerli kültürüne değil, insanlığın en temel ihtiyacı olan “bir arada olma” ve “paylaşma” arzusuna dair evrensel bir hikâyeye şahitlik edeceksiniz.
“Chaile’nin heykelleri sessiz değildir; onlar geçmişin hikâyelerini bugünün sofrasına taşıyan gürültülü ve sıcak anıtlardır.”






