
İskoçya’nın o sert, rüzgârlı ve endüstriyel ruhunu taşıyan Glasgow sokaklarında bu Şubat ayında bambaşka bir enerji akımı var. Apartman No:26’nın Londra katında, pencerelerimizi Aird’s Lane üzerindeki The Modern Institute’a açıyoruz. Sanatçı Marco Giordano, “Gridlocks” başlıklı yeni sergisiyle bizi yenilenebilir enerjiye geçişin pırıltılı vaatlerinin ötesine, bu geçişi mümkün kılan yeraltı ve denizaltı kablolarının karanlık ve metalik dünyasına götürüyor. 28 Şubat 2026’ya kadar sürecek olan bu yerleştirme, teknolojinin toprağı nasıl sağdığını, enerjinin bedenimizin bir uzantısına nasıl dönüştüğünü ve bu karmaşık ağların içinde nasıl kilitlendiğimizi sorguluyor.
Giordano’nun bu sergiye hazırlanırken çıktığı yolculuk, aslında modern dünyanın enerji haritasının bir özeti gibi. Sanatçı, İskoçya’nın kuzeydoğu kıyısındaki devasa rüzgâr santrallerinden başlayıp, Arjantin, Bolivya ve Şili arasındaki “Lityum Üçgeni”ne kadar uzanan bir araştırma sürecinden geçiyor.
Lityum ve Bakır: Akıllı telefonlarımızdan elektrikli araçlarımıza kadar her şeyin kalbi olan lityumun çıkarılma süreçlerini, Atacama çölünün derinliklerindeki madenlerden Antofagasta limanlarına kadar takip ediyor.
Yeni Sömürgecilik: Sanatçı, yenilenebilir enerjiye geçişin aslında sömürge döneminden kalma ekstraktivizm modellerini nasıl aynen devam ettirdiğini vurguluyor.
Sergideki heykellerin başlangıç noktası, günlük hayatımızı sessizce besleyen ama nadiren gördüğümüz o devasa kablo ağları. Giordano, Glasgow sokaklarından topladığı eski kabloları parçalayarak içlerindeki alüminyum, bakır, fiberglas ve plastikleri gün yüzüne çıkarıyor.
Bu materyalleri organik maddeler, kişisel objeler, videolar ve metinlerle harmanlayan sanatçı, altyapıyı adeta bir beden gibi kurguluyor. Ağaçlar, çiçekler ve yuvalar gibi doğal formlar bu yapay malzemelerle yeniden inşa edilirken; doğa ile insan yapımı arasındaki o keskin ayrım ortadan kalkıyor. Ortaya çıkan eserler hem davetkâr bir estetiğe sahip hem de bir çeşit elektriksel sürtünme hissiyle tekinsiz bir tehdit barındırıyor.
Giordano, kapitalizmin o pürüzsüz ve akışkan dağıtım mantığını bozmak için sanatı bir araç olarak kullanıyor. Onun amacı, bir çeşit disfluency yaratmak.
“Dil, ideolojinin yayılmasındaki en temel araçtır; dünyada nelerin mümkün olduğunu ve nasıl bir ajandaya sahip olabileceğimizi dil belirler.”
Belçikalı filozof Isabelle Stengers’ın tereddüt kültürü kavramından beslenen sanatçı, yerleşik normları ve siyasi otoriteyi sorgulamak için sanatsal bir duraksama alanı yaratıyor. Eserlerindeki yüzen metinler ve performans öğeleri, enerji üretimi ile kişisel tüketim arasındaki o eşikte durarak, nesnelerle olan ilişkimizi yeniden formüle etmemize yardımcı oluyor.
Sergi Bilgileri:
Sanatçı: Marco Giordano
Sergi Adı: Gridlocks
Mekân: The Modern Institute, Glasgow (Aird’s Lane)
Tarih: 28 Şubat 2026 tarihine kadar
Apartman No:26’nın bu katından ayrılmadan önce, prizlere taktığınız her fişin ucunda And Dağları’ndan Glasgow limanlarına uzanan o devasa metalik bedeni bir kez daha düşünün.






