
Art On Istanbul’un Beyoğlu’ndaki büyüleyici atmosferinde 10 Ocak 2026’ya kadar sürecek olan bu sergi, bizi zamanın içinde lirik bir yolculuğa davet ediyor. Bensusan, bir sanatçıdan ziyade bir “simyacı” gibi davranarak, 1900’lerin ilk yarısından kalma, o dönemin katı ve rasyonel bilim eğitimi kitaplarını alıp parçalıyor.
Ancak bu bir yıkım değil, bir “yeniden doğuş” hikâyesi.
Sergi, izleyiciyi iki ana koldan kavrayan kurgusal bir dünya üzerine inşa edilmiş:
Kesilen Cümleler, Kurulan Hayaller: Bensusan, eski fen kitaplarındaki metinleri bağlamından koparıyor. Orijinalinde yağmurun oluşumunu anlatan bir paragraf, sanatçının ellerinde bir yağmur damlasının epik ve mitolojik yolculuğuna dönüşüyor. Kelimeler, adeta yeni bir kitabın sayfaları gibi bambaşka bir olay örgüsünü takip edecek şekilde diziliyor.
Asamblaj ve Heykelin Dili: Sanatçı sadece kağıtla yetinmiyor. Kitaplarla aynı dönemde (1900’lerin başı) üretilmiş buluntu nesneleri kullanarak, bu kurgusal dünyanın fiziksel kanıtlarını oluşturuyor. Asamblaj-heykel çalışmaları, yağmur damlasının yolculuğuna eşlik eden o mistik araçlar veya kalıntılar gibi galeri alanına yayılıyor.
Eli Bensusan, bilginin kesinliğinden duyduğumuz yorgunluğu, hayal gücünün belirsizliğiyle iyileştiriyor. Bir yağmur damlasının düşüşü artık sadece bir doğa olayı değil, evrensel bir nota.
Bu sergi, sadece bir görsel şölen değil; aynı zamanda nesnelerin ve metinlerin “ikinci hayatlarına” dair bir meditasyon. 100 yıl öncesinin soğuk bilimsel diliyle, bugünün sıcak ve lirik hayal gücü arasındaki o çarpışma, izleyicide garip bir nostalji ve umut hissi bırakıyor.






