
Berlin’in Hardenbergstrasse’sindeki C/O Berlin’in kapılarından içeri girdiğinizde, şehrin gürültüsü yerini uzak bir coğrafyanın fısıltılarına bırakıyor. Isadora Romero, “Notes on How to Build a Forest” ile bizi Ekvador’un gizemli sisli ormanlarına, bulutların ağaç dallarıyla kucaklaştığı o kadim topraklara götürüyor. Bu sergi, sadece bir fotoğraf seçkisi değil; doğanın, insanın ve hafızanın iç içe geçtiği, zamanla solan ve yeniden doğan yaşayan bir hikâye.
Romero, bu projede yerel topluluklar ve bilim insanlarıyla el ele vererek, ormanı sadece bir manzara olarak değil, yaşayan bir organizma ve kültürel bir miras olarak ele alıyor. Ekvador’un iki farklı bulut ormanında gerçekleştirilen bu çalışma, sürdürülebilir tarım uygulamaları ve agroekolojik pratiklerin insan-doğa ilişkisindeki yerini sorguluyor. Geçmişin mirası ile geleceğin belirsizliği arasında bir köprü kuran sanatçı, bitkilerin, hayvanların ve çevresel koşulların birbirine nasıl sımsıkı bağlı olduğunu gözler önüne seriyor.
Sanatçının kullandığı teknikler, ormanın katmanlı yapısını yansıtacak kadar çeşitli ve yenilikçi. Kızılötesi ve mor ötesi (UV) görüntüleme yöntemleriyle gözle görülemeyeni görünür kılan Romero, sergi süresince yavaşça solan “lumen print” baskılarıyla doğanın geçiciliğini ve kırılganlığını izleyicinin gözleri önüne seriyor. Tekstil bazlı metodlar ve geleneksel fotoğrafçılığın sınırlarını zorlayan bu yaklaşımlar, sergiye hem haptik bir doku kazandırıyor hem de anlatıyı zamansal bir düzleme taşıyor.
Serginin en can alıcı noktalarından biri de, Yumbo ve Jama-Coaque gibi Kolomb öncesi kültürlerden miras kalan kadim bilgilerin modern ekolojiyle buluşması. Kuşaklar arası bilgi aktarımına odaklanan Romero, atalarımızın doğayla kurduğu o derin saygı temelli ilişkiyi hatırlatarak, ormanın sadece bir ağaç topluluğu değil, tarih ve kültürle yoğrulmuş bir yaşam alanı olduğunu vurguluyor. Küresel ekolojik krizlerin eşiğinde, bu kadim bilgiler toplumsal sorumluluğumuzun bir aynası olarak karşımızda duruyor.
C/O Berlin’de 28 Ocak 2026’ya kadar sürecek olan bu görsel şölen, bizi bir ormanın nasıl inşa edileceğinden ziyade, doğayla nasıl yeniden bağ kurulacağı üzerine düşünmeye davet ediyor. Isadora Romero’nun objektifinden süzülen bu kareler, eko-sorumluluğumuzun ve doğanın sessiz ama güçlü direnişinin bir manifestosu niteliğinde.






