
Kökleri efsanevi Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’na dayanan ve bugün Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ile yoluna devam eden o köklü ruh, Ekol Tatbiki Sanat Topluluğu çatısı altında bir araya geliyor.
Mottosuyla iddialı bir duruş sergileyen sergi, “Günlük Sergi, Yıllık Etki” diyerek 1 Nisan 2026’da İstiklal Caddesi’ndeki Vefa Lisesi Kültür Evi – Camhane Art’ta perdelerini açıyor.
Serginin ismi sadece tarihinden gelen bir nükte değil, aynı zamanda bir meydan okuma. Yalnızca 24 saat içinde kurulup, açılıp ve sonlanacak şekilde kurgulanan bu süreç, Tatbiki ekolünün genetiğinde var olan pratiklik, üretkenlik ve hızlı refleks geliştirme kabiliyetini yansıtıyor. 1 Nisan sabahı kurulmaya başlanan bir serginin akşamına açılış anı olarak sunulması ilk bakışta şaka gibi görünse de aslında bu, yarım asırlık bir eğitim geleneğine ve güçlü bir kolektif hafızaya duyulan sarsılmaz güvenin bir beyanıdır.
Serginin küratörü ve topluluğun kurucusu Berrin Aksu, bu sıra dışı kurguyu şu sözlerle temellendiriyor: “Sergilerin en yoğun ilgiyi genellikle açılış gününde gördüğü gerçeğinden yola çıktık ve sergiyi baştan sona tek bir ‘açılış anı’ olarak kurguladık. Süreklilik yerine yoğunluğu, uzunluk yerine ise etkiyi hedefledik.”
Serginin ana teması, Tatbiki ekolünün temel taşı olan Bauhaus. Tekstilden grafiğe, resimden heykeleye kadar pek çok farklı disiplini tek potada eriten bu anlayış, sanat ve tasarım gücünün sanayiyle nasıl entegre olabileceğini yarım asırdır kanıtlıyor. Okulun adı değişse de ruhun, üretim biçiminin ve birlikte olma hâlinin değişmediğini vurgulayan sergi, Tatbiki’nin bugün hâlâ yaşayan ve kamusal alanda ses getiren bir ekol olduğunu ilan ediyor.
Başlangıç hocalarından en genç mezunlara kadar uzanan bu görkemli karma sergide; Atıf Atalayer, Erol Eti, Fevzi Karakoç, Güler Ertan, Devabil Kara ve Günay Atalayer gibi ekolün dev isimleri, kalabalık bir sanatçı kadrosuyla omuz omuza veriyor. Alfabetik sırayla listede yer alan Atila Ergür, Mümtaz Işıngör, Sema Arıgil, İlhami Turan gibi hocalar ve onların yetiştirdiği onlarca yetenek; tekstil, grafik ve heykel gibi alanlarda Bauhaus prensiplerini günümüze taşıyan eserlerini sadece bir günlüğüne Beyoğlu’na emanet ediyor.
Kadroda yer alan Adnan Doğan, Atilla Arısoy, Esra İnce Turan, Sibel Yılmaz Özgüney ve Yasemin Özbey gibi onlarca isimle şekillenen bu çok yönlü sergi, sanatın gücünü toplumsal ve endüstriyel boyutta yeniden tartışmaya açıyor.
Bu sergi, sadece bir etkinlik değil; bir okulun ruhunun zamana nasıl direndiğinin ve yok olmayan bir bağın kanıtıdır. 1 Nisan günü Beyoğlu’nda olmalı ve bu şaka gibi ama sarsıcı gerçekliğe tanıklık etmelisiniz.






