Dublörün Dilemması: Aynı Anda İki Yerde Olmanın Absürt Hafifliği

TowerSokakİstanbul27 dakika önce5 Tıklanmalar

İstanbul’da hayat her zamanki gibi hızlı, karmaşık ve bazen de keşke benden bir tane daha olsaydı dedirtecek kadar yorucu. Eğer siz de zamanın lineer akışına ve mekânın kısıtlamalarına bir itirazınız varsa, Murat Menteş’in o meşhur “Menteşevreninden” süzülüp sahneye düşen Dublörün Dilemması tam size göre.

Düşünsenize; bir akşam aynı anda hem eski sevgilinizin düğününde bakın ne kadar da mutluyum pozu vermeniz, hem de patronunuzla sıkıcı bir iş yemeğinde geleceğinizi kurtarmanız gerekiyor. İmkânsız mı? Nuh Tufan ve İbrahim Kurban için değil. Murat Menteş’in kelimelerle vals yapan, kurşun gibi hızlı ve zekice kurgulanmış dünyası, Sercan Özinan’ın rejisiyle tiyatro sahnesinde adeta bir absürt trajedi fırtınası estiriyor.

Kelimelerin Dansı, Karakterlerin İsyanı

Konservatuvarı terk etmiş, dikiş tutturamamış Nuh Tufan’ın hikâyesi aslında hepimizin bir parça aşina olduğu o ayakta kalma çabasının absürt bir karikatürü. Yakın arkadaşı İbrahim Kurban’ın dâhiyane ve bir o kadar da belalı buluşuyla başlayan olaylar, izleyiciyi 80 dakika boyunca soluksuz bir tempoya hapsediyor.

Menteş kitaplarını okuyanlar bilir; onun karakterleri sadece konuşmaz, kelimelerle ateş ederler. Oyunda da bu dilin korunmuş olması, edebiyatseverler için büyük bir artı. Deniz Işın, Abdurrahman Merallı, Çetin Kaya ve kadronun geri kalanı, bu yüksek enerjili dili sahneye taşırken maskelerden efekt tasarımlarına kadar her detay modern bir anlatının kapılarını aralıyor.

Apartman No-26 Notu

Çünkü İstanbul gibi bir metropolde yaşarken her gün bir dublöre ihtiyaç duyuyoruz. Oyun, kimliklerimizle ne kadar kolay oynanabileceğini, kendimiz olma çabasının trajikliğini ve absürt tesadüflerin hayatımızı nasıl bir anda değiştirebileceğini yüzümüze bolca kahkahayla çarpıyor. Ethem Onur Bilgiç imzalı afişiyle zaten bir sıfır önde başlayan oyun, sahne tasarımıyla da Menteşevrenin o grafiksel ruhunu başarıyla yansıtıyor.

İstanbul Gösterim Takvimi

Şehrin her iki yakasında da dublörünüzle veya kendinizle buluşabileceğiniz tarihler aşağıdadır. Nisan ayı boyunca İstanbul’un en karakteristik sahnelerinde perde açılacak:

  • 19 Nisan 2026 Pazar | 20:30 – Alan Kadıköy (Anadolu Yakası)

  • 21 Nisan 2026 Salı | 20:30 – Beşiktaş Süleyman Seba Kültür Merkezi (Avrupa Yakası)

  • 30 Nisan 2026 Perşembe | 20:30 – Ses Tiyatrosu (Avrupa Yakası – Tarihi Atmosfer Sevenler İçin)

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Yorum bırakın

Önceki Gönderi

Sonraki Gönderi

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3