
İstanbul’un sanat rotasında oldukça derinlikli ve katmanlı bir buluşmaya tanıklık ediyoruz. 21 Şubat 2026 tarihine kadar devam edecek olan ve Galerist ev sahipliğinde gerçekleşen “Kayada Büyüdüm Ben” sergisi, 2021 yılında aramızdan ayrılan usta sanatçı Melike Abasıyanık Kurtiç’in sanatsal mirasını merkezine alarak bizi doğanın, malzemenin ve “evrensel bilinçaltının” izini sürmeye davet ediyor.
Bu sergi, sadece bir retrospektif değil; Kurtiç’in form anlayışının ve düşünsel dünyasının farklı sanatçıların pratiklerinde nasıl yankılandığını araştıran çoğul bir karşılaşma zemini.
Melike Abasıyanık Kurtiç’in üretimi, her zaman içe doğru yoğunlaşan, sabırlı ve katmanlı bir yapıya sahipti. Sanatçı, yazılarında denizkestanesinin kabuğunda veya bir taşın sert dokusunda aslında tüm insanlığa ait o ortak hafızayı aradığını vurgular.
“Deniz kestanesinin dikenlerinde, kabuğun iç mekânında, taşın dokusunda, evrensel bir bilinçaltı arıyorum.”
Sergi, izleyiciyi Melike’nin büyüleyici bulduğu o “karanlık mağaraya” çağırıyor. Burada seramik, sadece bir zanaat malzemesi olarak değil; resimden fotoğrafa, edebiyattan yerleştirmeye kadar uzanan geniş bir anlatının parçası olarak konumlanıyor.
Sergide yer alan eserler, hiyerarşik bir düzenden ziyade birbirine eklemlenen, birbirini besleyen bir yapıda sunuluyor. Kurtiç’in işlerinde sıkça karşımıza çıkan mükerrerlik ve döngüsellik kavramları, diğer sanatçıların işlerinde de farklı formlarda karşılık buluyor. Bu yineleme eylemi, sergide bir obsesyon değil; anlamın sessizce hareket ettiği ve formun kendi içine kıvrılarak çoğaldığı bir özgürleşme alanı olarak tanımlanıyor.
Sergide Kurtiç’in dünyasıyla diyalog kuran isimler:
Deniz Aktaş, Ece Bal, Gökhun Baltacı
İlhan Berk, Zeynep Kayan, Thiago Rocha Pitta
Anıl Saldıran, Johanna Seidel, Elif Uras
Burcu Yağcıoğlu ve Masao Yamamoto
Özellikle şair İlhan Berk’in daktilosundan dökülen mısralar, serginin sınırlarını edebiyata doğru genişleterek Kurtiç’in bir başka tutkusuna dokunuyor.






