David Goldblatt ve Santu Mofokeng Zander Galerie’de

TowerSokakBerlin4 dakika önce1 Tıklanmalar

Köln’ün sanat rotasında çok önemli bir duraktayız. Zander Galerie, Güney Afrika fotoğrafçılığının sadece tarihini değil, ruhunu da şekillendiren iki dev ismi, David Goldblatt ve Santu Mofokeng’i aynı çatı altında buluşturuyor. Kapanışına bir haftadan az bir süre kalan ve 20 Mart’ta son gününü yaşayacak olan bu sergi, Apartheid rejiminin karanlık dehlizlerinden günümüze uzanan, etik bir ciddiyet ve şairane bir duyarlılıkla örülü bir tanıklık sunuyor.

Güney Afrika fotoğrafının etik pusulası kabul edilen David Goldblatt, sergide en sarsıcı erken dönem serilerinden biri olan “The Transported” ile yer alıyor. 1983-1986 yılları arasını kapsayan bu çalışma, Apartheid döneminde siyahi Güney Afrikalıların yerleşim alanları ile iş yerleri arasında otobüslerle katetmek zorunda kaldığı devasa mesafeleri konu alıyor. Goldblatt, bu yolculuklardaki yorgunluğu ve eşitsizliği ajitasyona kaçmadan, günlük hayatın içine sızmış o “olağan” şiddeti tüm çıplaklığıyla belgeleyerek sunuyor.

Goldblatt’ın öğrencisi ve dostu olan Santu Mofokeng ise belgesel fotoğrafçılığı geleneksel sınırların dışına taşıyan bir isim olarak karşımıza çıkıyor. 1985’ten itibaren Afrapix kolektifiyle çalışan Mofokeng’in işleri sadece bir gözlem değil, aynı zamanda derin bir tefekkürün ürünüdür. Mofokeng’in objektifi; toprağın belleğini, ruhani arayışları ve Apartheid sonrası yaşamın tortularını ararken, fotoğrafları hem entelektüel bir titizlik hem de sessiz bir şiirsellik taşıyor. Sanatçı, Güney Afrika gerçekliğini sadece siyasi bir çatışma alanı olarak değil; anıların, hayaletlerin ve maneviyatın iç içe geçtiği bir manzara olarak yeniden tanımlıyor.

Bu iki farklı bakış, tek bir coğrafyayı farklı pencerelerden aydınlatıyor. Goldblatt sosyal yapılar, güç mekanizmaları ve etik ciddiyet üzerine yoğunlaşırken; Mofokeng belleğe, maneviyata ve arazinin diline odaklanıyor. Yöntem olarak Goldblatt netlik ve mesafeli ama keskin bir gözlemi tercih ederken, Mofokeng sabırlı, sessiz ve metaforik bir yaklaşım sergiliyor. Bu diyaloğun bir parçası olan eserler, Güney Afrika fotoğrafçılığının uluslararası alanda bir “kültürel güç” olarak tanınmasını sağlıyor.

Güney Afrika’nın görsel vicdanını temsil eden bu iki sanatçının Köln’deki buluşması artık son günlerini yaşıyor. Mekânı ziyaret etmek isteyenler için adres Schönhauser Straße 8’deki Zander Galerie. 20 Mart 2026 tarihine kadar Salı’dan Cuma’ya 11:00-18:00, Cumartesi günleri ise 11:00-17:00 saatleri arasında açık olan sergi, Apartheid rejiminin fiziksel sınırlarını ve insan ruhunda bıraktığı izleri bu ustaların gözünden görmek isteyenleri bekliyor.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Yorum bırakın

Önceki Gönderi

Sonraki Gönderi

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3