
İstanbul’un Anadolu yakasında, Bağdat Caddesi’nin o her daim canlı ama bir o kadar da kültürel derinliği olan dokusunda yepyeni bir durak açıldı. Bugün 2 Şubat Pazartesi; yani haftaya sanatla başlamak için en sakin ve verimli günlerden biri. Çağdaş sanatın samimi ve özgün seslerinden Ömer Koçağ, geçtiğimiz Cumartesi günü (31 Ocak) perdelerini açan “Kağıt İşler” sergisiyle bizi kağıdın saflığına ve mürekkebin asaletine davet ediyor.
Ömer Koçağ’ın son dönem üretimlerinden süzülen bu 27 parçalık seçki, sadeliğin içindeki o gizli gücü arayanlar için bir vaha niteliğinde. Sanatçının kağıt üzerine akrilik boya ve mürekkep kalemle inşa ettiği bu dünya, aslında malzemenin en çıplak haliyle kurulan bir içsel diyalog.
Sanatçı, bu serisiyle ilgili heyecanını şu sözlerle paylaşıyor:
“Akrilik boya ve mürekkep kalem kullanarak ürettiğim 27 eseri sanatseverlerin beğenisine sunmanın heyecanını yaşıyorum. Son dönem çalışmalarımı bir araya getiren bu seçkiyle izleyiciyle yeniden buluşmak büyük bir mutluluk.”
Evrim Sanat Galerisi’nin kurucusu Betül Ketenci, sergiyi sanatçının “çizgi ve lekeyi dengeli bir biçimde buluşturduğu” bir alan olarak tanımlıyor. Koçağ’ın mürekkep kullanımındaki özgürlüğü, kağıdın beyaz boşluğu ile boyanın dokulu ağırlığı arasında hassas bir terazi kuruyor.
Sergide Sizi Neler Bekliyor?
Duyusal Etki: İzleyicinin iç dünyasına dokunan, katmanlı lekesel geçişler.
Çağdaş Dil: Geleneksel mürekkep tekniğinin, 2026 sanat vizyonuyla modern bir ifadeye bürünmesi.
İçsel Yolculuk: Sanatçının kişisel dünyasını görünür kılan, ritmik ve özgür çizgiler.
Kadıköy’ün kalbinde derinlikli bir sanat turu yapmak isterseniz, 18 Şubat’a kadar sürecek bu sergiyi mutlaka ajandanıza ekleyin.
Ömer Koçağ’ın “Kağıt İşler”i, büyük ve gürültülü prodüksiyonların aksine, kağıdın o alçakgönüllü dokusunda büyük hikayeler anlatabileceğini kanıtlıyor. Ergun Apartmanı’nın ikinci katındaki bu galeriye çıkmak, Bağdat Caddesi’nin kalabalığından bir anlığına kopup sanatçının zihnindeki o dingin çizgilere sığınmak gibi. 18 Şubat’a kadar vaktiniz var ama bizce bu “kağıt üzerindeki şiiri” görmek için çok da beklemeyin.






