
Sanatın sadece bir “güzellik” arayışı olmadığını, aksine bir hafıza kaydı ve toplumsal bir vicdan azabı olabileceğini hatırlatan anlar vardır. Kadıköy’ün o dar, hikâye yüklü sokaklarında, Skala Galeri’nin duvarlarında yankılanmaya hazırlanan “Testimony Vol.2”, tam da bu türden bir yüzleşmeyi merkezine alıyor. Sanatçı Alper Yahya, ikinci kişisel sergisinde çizgiyi bir süsleme öğesi olmaktan bütünüyle sıyırıp, onu bir “tanıklık pratiği” olarak yeniden kurguluyor. Bu sergi, sadece bakılan değil, aynı zamanda izleyiciyi omuzlarından tutup sarsan bir görsel kayıtlar bütünü olarak karşımıza çıkıyor.
Alper Yahya’nın üretiminde çizgi, bir sınır belirlemekten çok bir “yara izi” ya da bir “sismografik veri” gibi işliyor. Sanatçı, çizgiyi bir ifade aracı olarak değil, bizzat bir tanıklık eylemi olarak ele aldığını belirtiyor. Burada gördüğümüz figürler, bildiğimiz anlamda portreler değil; onlar belirli bir zamanın, belirli bir acının ya da toplumsal bir kırılmanın bedendeki yansımaları. Çizgi, bu noktada hatırlamanın ve kayda geçirmeyi mümkün kılan en çıplak yol haline geliyor.
İnsan zihni, karmaşık bir çizgi yığınını anlamlı bir form olarak algılama eğilimindedir. Ancak Yahya’nın eserlerinde bu algı süreci, izleyiciyi bir konfora değil, bir sorgulamaya iter. Gestalt ilkelerinde gördüğümüz o “bütünleme” arzusu, bu eserlerde bir boşlukla karşılaşır. Sanatçı, figürü bütünüyle ele vermek yerine onu işaretlerle bırakır; böylece izleyici, o figürü zihninde tamamlarken kendi hafızasındaki kolektif izleri de sürece dâhil etmek zorunda kalır.
Serginin en belirgin teknik tercihlerinden biri olan siyah-beyaz kullanımı, sadece nostaljik bir referans değil, bilinçli bir arındırma eylemidir. Renk, doğası gereği bir duygulanım ve bazen de bir “dekorasyon” vaat eder. Yahya, rengi dışarıda bırakarak bizi biçimin o ham ve çiğ gerçekliğiyle baş başa bırakır. Siyahın derinliği ile beyazın boşluğu arasındaki o keskin gerilim, izleyiciyi süslenmiş bir görsellikten uzaklaştırıp, bakışı bizzat “özne” ile yüzleşmeye davet eder.
Bu siyah-beyaz dünya, görsel bir açıklık sunmaktan çok bir “kapalılık” hissi yaratır. Bu kapalılık, eserlerin kolayca tüketilmesini engeller. İzleyici, eserin karşısında bir konfor alanı bulamaz; aksine, bakışı sürdürmeye ve o karanlığın içinden süzülüp gelen “tanıklığa” ortak olmaya mecbur bırakılır.
“Testimony Vol.2”, bireysel portrelerin ötesine geçerek kolektif bir belleğe yönelir. Eserlerdeki figürlerin kimliksizliği, aslında onların hepimize ait olmasından kaynaklanır. Onlar, bir dönemin toplumsal ve duygusal yükünü taşıyan anonim tanıklardır. Sanatçı, açıklamak yerine göstermeyi, temsil etmek yerine işaret etmeyi seçer. Bu “işaret etme” eylemi, serginin temel felsefesini oluşturur.
Görsel hafızamız, sadece kendi yaşadıklarımızı değil, toplumsal olarak şahit olduğumuz ya da maruz kaldığımız her türlü görsel veriyi depolar. Alper Yahya, bu depo alanındaki o rahatsız edici ama unutulmaya yüz tutmuş imgeleri gün yüzüne çıkarır. Sergideki çalışmalar, sadece birer sanat işi değil, aynı zamanda etik bir tutumun yansımasıdır. Görmezden gelmemek, bir sorumluluk olarak izleyicinin önüne konur. Bakmak artık pasif bir eylem değil, bir “sorumluluk” halidir.
Guga Contemporary iş birliğiyle gerçekleşen bu sergi, Kadıköy’ün Caferağa mahallesindeki Skala Galeri’nin atmosferiyle de ilginç bir diyalog kuruyor. Kadıköy’ün o kendine has, biraz asi ve çokça özgür ruhu, Alper Yahya’nın bu “tanıklık” pratiğiyle örtüşüyor. Galeri alanı, izleyiciyi bu sarsıcı siyah-beyaz dünya ile baş başa bırakan, samimi ama bir o kadar da mesafeli bir sığınak işlevi görüyor.
Sonuç olarak “Testimony Vol.2”, sanatın sadece bir “temsil” olmadığını, bizzat bir “kayıt” ve “etik duruş” olduğunu kanıtlıyor. Alper Yahya, çizgileriyle bizi kendi sessizliğimizle ve toplumsal hafızamızın o tozlu raflarıyla yüzleştiriyor. Bu sergiden çıktığınızda, zihninizde kalan şey sadece siyah-beyaz figürler değil, görmezden gelmemenin verdiği o ağır ama onurlu sorumluluk hissi olacak.
Sergi: Testimony Vol.2
Sanatçı: Alper Yahya
İş Birliği: Guga Contemporary
Mekan: Skala Galeri
Adres: Caferağa, Tellalzade Sk., No:9B Kadıköy/İstanbul
Tarih: 7 Şubat – 7 Mart 2026






