Berk Güntürk “Corpus Prohibitum” Sergisi

TowerİstanbulSokak2 ay önce91 Tıklanmalar

31 Aralık 2025 tarihine kadar | CAM Galeri

Beden, çoğu zaman bize ait olduğu varsayılan bir alan olarak düşünülür. Oysa tarih boyunca beden, en çok başkaları tarafından tanımlanan, sınırları çizilen ve kontrol edilen bir varlık oldu. Berk Güntürk’ün Corpus Prohibitum sergisi tam da bu kırılma noktasında duruyor: Bedenin biyolojik bir kabuktan ibaret olmadığını; politik, ahlaki ve dinsel söylemlerin kesiştiği çatışmalı bir zemin olduğunu hatırlatıyor.

No:26 için bu sergi, “yasak” kavramını yalnızca dışsal bir baskı olarak değil, içselleştirilmiş bir dil olarak ele almasıyla dikkat çekiyor. Burada beden, günahın ya da arzunun temsili değil; var olma mücadelesinin kendisi hâline geliyor. İstanbul’un merkezinde, Çukurcuma’da kurulan bu anlatı, bireysel olanla kolektif olan arasındaki gerilimi sessiz ama yoğun bir biçimde izleyiciye taşıyor.

Corpus Prohibitum — “Yasaklı Beden” — bedenin toplum tarafından nasıl bir suç mahalline dönüştürüldüğünü katmanlı bir görsel dil aracılığıyla ortaya koyuyor. Güntürk’ün figürleri, belirli bir zamana ya da coğrafyaya sabitlenmiyor; aksine, farklı rejimlerin ortak refleksi olan denetleme ve bastırma hâllerini temsil ediyor. Bu figürler nefes alıyor, ayakta duruyor, bakıyor — ancak konuşamıyor. Sessizlik, burada bir eksiklik değil; zorunlu bir durum.

Sanatçının kullandığı barok ışık ve dramatik kompozisyonlar, kutsal sanat tarihine ait estetik kodları çağırırken, bu kodları tersyüz ediyor. Geleneksel olarak “günah”, “ayıp” ya da “yasak”la ilişkilendirilen beden, bu sergide ahlaki bir yargının nesnesi olmaktan çıkıp, varoluşun simgesi hâline geliyor. Işık, bedeni yargılamak için değil; onu görünür kılmak için kullanılıyor.

Serginin merkezinde ötekilik, dışlanma ve marjinalleşme var. Ancak bu kavramlar soyut bir politik dil üzerinden değil, mahrem alanlar üzerinden inşa ediliyor. Güntürk’ün figürleri çoğu zaman görünmez hücrelerin içinde sıkışmış gibi duruyor: Bazen bu hücreler duvarlara, bazen bakışlara, bazen de sevgi kisvesi altındaki toksik ilişkilere dönüşüyor. Böylece izleyici, baskının yalnızca kamusal alanlarda değil, en kişisel ilişkilerde de üretildiğini fark ediyor.

Corpus Prohibitum, bedeni kutsal, politik ve erotik anlamlar arasında dolaştırırken net cevaplar vermiyor. Aksine şu soruyu açık bırakıyor:
Kişisel özgürlük, beden üzerinde nerede başlar ve nerede sona erer?

Bu yönüyle sergi, güncel figüratif resmin yalnızca estetik bir alan değil; aynı zamanda etik ve politik bir düşünme biçimi olabileceğini güçlü biçimde hatırlatıyor.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3