
Tarihin tozlu sayfalarından süzülüp gelen, bir zamanlar savaşın ve yıkımın en sert malzemelerini üreten bir mekânın, bugün barışın, eşitliğin ve varoluşun en zarif sorgulamalarına ev sahipliği yapması, zamanın kendi içindeki en büyük ironilerinden biridir. Ataköy sahilinde, İBB Miras’ın titiz dokunuşlarıyla bir baruthaneden kültür vahasına dönüşen Baruthane, şu sıralar sessiz ama derinden sarsan bir plastik anlatıyı ağırlıyor. Ressam Fügen Leman’ın “İnsan Olmak” başlıklı sergisi, sadece duvarlara asılmış tuvallerden ibaret değil; dilin, dinin ve ırkın ötesinde, hepimizin paylaştığı o en temel cevhere, yani “insan olma” haline dair devasa bir muhasebe alanı sunuyor.
Fügen Leman, sanat pratiğinin merkezine on yıllardır yerleştirdiği “humanite” kavramını bu sergide doruk noktasına ulaştırıyor. Sanatçının soyut dışavurumcu dili, sergi mekânına adım attığınız andan itibaren sizi rasyonel dünyanın sınırlarından çıkarıp, duyguların ve sezgilerin katmanlı evrenine sürüklüyor. Tuvallerin boyutları, alışılagelmiş galeri standartlarına bir başkaldırı niteliğinde; bazen devasa ölçeklerle izleyiciyi yutan, bazen de mikro detaylarla sizi yakından bakmaya zorlayan bu yapı, insanlığın hem o görkemli karmaşasını hem de kırılgan birimlerini temsil ediyor. Leman, boya çeşitliliğinden ve farklı malzemelerin birlikteliğinden doğan o kaotik ama dengeli uyumla, aslında insan türünün çeşitliliğini ve bu çeşitliliğin yarattığı zenginliği kutsuyor.
Serginin en dikkat çekici yanlarından biri, Leman’ın yerleşik sanat kurallarına ve katı kuralcılığa karşı takındığı tavırdır. Sanatçı için tuval, sadece boyanın sürüldüğü bir zemin değil; düşüncelerin çarpıştığı, önyargıların parçalandığı bir savaş alanıdır. Teknik sınırların zorlanması, malzemenin alışılagelmişin dışında kullanımı, aslında toplumsal hayattaki katı yargı kalıplarına çekilen bir resttir. Ressamın fırçası, sadece bir figürü betimlemek için değil, bir “durumu” işaret etmek için hareket eder. Bu durum, önyarlara karşı duran, kalıpları yıkan ve her bir bireyin biricikliğini savunan politik ama estetik bir duruştur.
Leman’ın soyut dışavurumcu yaklaşımı, izleyiciyi edilgen bir “bakıcı” olmaktan çıkarıp, eserin anlamını tamamlayan bir “ortak” haline getiriyor. Tuvallerdeki her bir leke, her bir katman, aslında küreselleşmenin yarattığı devasa dönüşümlerin, toplumsal çatışmaların ve bu karmaşanın içinde kaybolan bireyin birer izdüşümü olarak okunabilir. Sanatçı, güncel verileri, dünya genelindeki göç olgusunu ve süregiden ekonomik-sosyal eşitsizlikleri sanatının kavramsal zeminine o kadar ustaca yerleştirmiş ki, bir tablonun önünde dururken aslında günümüz dünyasının o yakıcı gerçeklikleriyle yüzleştiğinizi fark ediyorsunuz.
Dünya, tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar hareketli bir göç dalgasının ortasındayken, “ötekileştirme” kavramı küresel ölçekte en büyük zehirlerden biri haline gelmiş durumda. Fügen Leman, serginin odağına bu sorunu yerleştirerek, izleyiciye “insan olmanın anlamı nedir?” sorusunu defalarca sorduruyor. Göç yollarında kaybolan hayatlar, sınırların ardında bırakılan umutlar ve dil ya da din farkı gözetilerek kurulan dışlayıcı duvarlar, Leman’ın tuvallerinde renklerin ve dokuların diliyle yeniden hayat buluyor. Sanatçıya göre, göçlerin ve çatışmaların bitmek bilmediği bir dünyada, insan olma mücadelesi de süreklilik arz eden bir eylemdir.
Baruthane’nin taş duvarları arasındaki bu sergi, izleyiciyi sadece bir görsel şölene değil, aynı zamanda etik bir sorgulamaya da davet ediyor. Önyargıların karanlığından sıyrılıp, insanlık ortak paydasında buluşabilmenin mümkün olup olmadığını araştıran sanatçı, bu konunun sürekli olarak tartışmaya açılması gerektiğine inanıyor. Eserlerindeki karmaşık ama ritmik doku, insan topluluklarının birbirine geçmiş hikâyelerini, birbirine mecbur kaderlerini ve parçalanmış ama birleşmeye muhtaç bütünlerini simgeliyor.
Fügen Leman’ın yaşam biçimiyle sanatı arasındaki o sarsılmaz bağ, serginin her köşesinde hissediliyor. Kişisel değerlere sahip çıkma ve katı yargı kalıplarına karşı durma tavrı, sadece bir sanat üslubu değil, başlı başına bir varoluş biçimi olarak belirginleşiyor. İzleyici sergiden çıktığında arkasında sadece estetik bir keyif bırakmıyor; aynı zamanda “insan” kalabilmenin, farklılıklarla bir arada yaşayabilmenin ve ötekini anlamanın o ağır ama onurlu sorumluluğunu da yanında götürüyor.
Baruthane’nin tarihsel yüküyle “İnsan Olmak” sergisinin kavramsal yükü birleştiğinde, ortaya kentin hafızasına kazınacak bir deneyim çıkıyor. Sanatın iyileştirici gücü, Leman’ın tuvallerinde bir direnişe dönüşüyor. Bu sergi, modern dünyanın karmaşasında kaybolan vicdanımızı, sanatın o saf ve katıksız aynasında yeniden bulmamız için bir çağrı niteliğinde.
Sergi Bilgileri
Sanatçı: Fügen Leman
Sergi Başlığı: İnsan Olmak
Mekân: Ataköy Baruthane
Tarih: 26 Nisan 2026 tarihine kadar devam edecek
Konum: Ataköy 2-5-6. Kısım, Rauf Orbay Cd., Bakırköy/İstanbul






