
dışarıda İstanbul’un o nevi şahsına münhasır Mart havası eserken, biz zihnimizi 70’li yılların Ankara’sına, o samimi ve dar gelirli ama hayalleri zengin mahalle hayatına doğru bir yolculuğa çıkarıyoruz. Yılmaz Erdoğan’ın kaleminden dökülen ve sahnede devleşen Aydınlıkevler, sadece bir tiyatro oyunu değil; bir kuşağın direnme, sevme ve büyük güçlerle -evet, özellikle okyanus ötesindekilerle! kendi çapında baş etme hikâyesi.
Demet Akbağ’ın yıllar sonra sahneye döndüğü bu yapım, hem nostaljinin o buğulu tadını damağımızda bırakıyor hem de bugünün dünyasına ince ve zekice eleştiriler fırlatıyor.
Aydınlıkevler’in kalbinde, camına top gelmesinden korkan ama dünyayı karşısına almaktan çekinmeyen bir babaanne var. Demet Akbağ, canlandırdığı karakterle mahallenin vicdanı, otoritesi ve tabii ki en büyük mizah kaynağı olarak karşımıza çıkıyor. Ona eşlik eden Salih Bademci, Burak Dakak ve Hazal Subaşı gibi isimler ise oyunun temposunu bir an bile düşürmeyen, kuşaklararası bir köprü kuran şahane bir enerji sunuyorlar.
Oyunun fonunda buz gibi bir Ankara kışı ve mahalleliye huzur vermeyen cam kıran toplar var. Ama asıl mesele, o kırılan camların arkasındaki hayatın nasıl bir inatla sürdürüldüğü. Amerika’ya karşı duran bir babaannenin, aslında sadece siyasi bir figüre değil, değişen dünyaya ve yitirilen değerlere karşı verdiği o masum ama dik başlı mücadeleyi izlemek hem güldürüyor hem de boğazda o bildik, tatlı yumruyu bırakıyor.
Demet Akbağ Faktörü: Onun sahnedeki her mimiği, her sessizliği bir ders niteliğinde.
Yılmaz Erdoğan’ın Dili: Mizahın içine gizlenmiş derin hüzünler ve o çok özlediğimiz mahalle ağzı.
Görsel Şölen: Cem Yılmazer’in ışık tasarımı ve Tuluğ Tırpan’ın müzikleriyle atmosfer o kadar gerçekçi ki, kendinizi bir anda kömür kokulu Ankara sokaklarında bulabilirsiniz.
Modern Bir Masal: 70’lerde geçse de, insana dair anlattığı şeyler 2026 yılında bile taptaze.
Bu büyüleyici mahalle hikâyesine ortak olmak isteyenler için önümüzdeki haftalarda Maximum Uniq Hall sahnesi ev sahipliği yapacak. Ajandanıza not etmeyi ve avantajlı kampanya detaylarına göz atmayı unutmayın:
31 Mart 2026 Salı | 20:30 – Maximum Uniq Hall
14 Nisan 2026 Salı | 20:30 – Maximum Uniq Hall
Hayallerin cam kırıklarından daha dayanıklı olduğu o dünyada yerinizi ayırtın. Çünkü babaannem haklı: Bazen tüm dünyaya karşı durmak için sadece bir mahalle dolusu insan ve biraz inat yeterlidir.
“Burası Aydınlıkevler ve babaannem Amerika’ya karşı!!!”






