İstanbul Haziranda Sanatla Konuşuyor

TowerSokakİstanbul2 saat önce16 Tıklanmalar

Şehir yavaşlamıyor. Galeri kapıları açık, ziyaretçiler bazen neyi aradığını bilmeden giriyor içeri. Ama bu da bir tür aramak sayılır — belki de en doğrusu. Haziran İstanbul’u, sanatın arka sokaklara, restoran duvarlarına, müze depolarına sızdığı bir ayda yakalıyor bizi. İşte bu ayın dikkat çeken ilk üç durağı.

Quick Art Space, Ataşehir — Deftere Düşen Sabah Işığı 28 Nisan – 31 Ağustos 2026

Merve Dündar’ın son dört yılını bir araya toplayan bu sergi, başlamasına karar verildiğinde sanatçı artık ortalıkta yoktu. Ama isteği vardı: serginin planlandığı gibi olmasını istedi. “Deftere Düşen Sabah Işığı“, sabahın erken saatlerinde doldurduğu defterlerden, yürüyüşlerden, gündelik ritüellerden süzülmüş; desen, kolaj, asamblaj, resim ve yerleştirme üzerinden izleyiciye açılıyor. Nergis Abıyeva’nın küratörlüğünde şekillenen sergiye, Dündar’ın Mine Erdemoğlu ile birlikte geliştirdiği kolektif çalışma da dahil — onu tamamlamak ziyaretçilere bırakılmış. Devam ettirme fikrinin bu kadar güzel somutlaştırıldığı az sergi görürsünüz.

Tango & Cash, Nişantaşı — Living in a Haze 4 Haziran – 19 Temmuz 2026

Küratörlüğünü Nilay Yerebasmaz’ın üstlendiği bu grup sergisi, altı sanatçıyı — Bengisu Çaygür, Duygu Yılmaz, Elif Ekilen, Kubilay Aksaya, Ömer Sedat Yenidoğan ve Tuğba Demirbaş’ı — hafıza, kimlik, kent, beden ve bilinçdışı etrafında ortak bir zeminde buluşturuyor. Nişantaşı’nın o tanıdık kalabalığında, bir restoranın içinde, sis gibi asılı duran bir sergi bu. “Living in a Haze” — belirsizliği bir atmosfer olarak kuruyor, bir sorun olarak değil. Temmuz ortasına kadar açık; acele etmeye gerek yok ama unutmayın da.

Terakki Vakfı Sanat Galerisi, Şişli — Estetik Hafıza 17 Haziran – 17 Temmuz 2026

Terakki Vakfı Sanat Koleksiyonu’ndan derlenen bu seçki, Bedri Rahmi Eyüboğlu’ndan Fikret Mualla’ya, Abidin Dino’dan Nuri İyem’e uzanan bir panorama sunuyor. Nazlı Pektaş’ın küratörlüğündeki sergi, yirmiden fazla ismi aynı mekânda bir araya getirirken bireysel üslupları değil, kolektif bir hafızayı ön plana çıkarıyor. Türk resminin kırılma noktalarını, tartışmalarını, coğrafyasını tek bir odada hissetmek mümkün. “Estetik Hafıza” başlığı mütevazı duruyor ama içerik iddiasını hak ediyor.

Tüm bu sergiler Haziran sonuna dek ya da daha uzun süre kapılarını açık tutuyor. Bazen bir sergiyi ziyaret etmek, saati değil sokağı değiştirir — İstanbul buna her ay yeni bir neden sunuyor.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Önceki Gönderi

Sonraki Gönderi

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3