
Habib Hajallie, sıradan bir tükenmez kalemi alıp onu tarihin en ağır yüklerini taşıyan antika metinlerin, haritaların ve felsefi fragmanların üzerine sürdüğünde ortaya çıkan şey sadece bir resim değil; silinmiş tarihlerle kişisel bir hesaplaşmadır. Sanatçının Larkin Durey’deki ilk solo sergisi olan Black & Blue, bizi Sierra Leone ve Lübnan kökenli bir İngiliz olarak kendi kimliğini arayan bir adamın en mahrem ve en karanlık günlüğüne davet ediyor.
Serginin ismindeki “Siyah ve Mavi”, sadece kullanılan kalemin rengini değil, aynı zamanda ruhun aldığı darbeleri ve o darbelerin ardından gelen morarmış duyguları da temsil ediyor. Hajallie’nin kızı Sadie’nin trajik kaybı üzerine şekillenen bu seri, dilin yetersiz kaldığı o tarifi imkansız boşlukta çizimin nasıl bir görsel günlük haline gelebileceğini gösteriyor. Sanatçı, eşi Katie ile birlikte yıkılan anlam dünyalarını yeniden inşa etmeye çalışırken; gerçekliğin sürreal ve hayali sahnelerle iç içe geçtiği, bakması zor ama bir o kadar da büyüleyici bir yas manzarası sunuyor.
Çizimlerde siyah tükenmez kalemden maviye geçiş, her bir sahnenin taşıdığı o kırılganlık ve savunmasızlık hissini derinleştiriyor. Hajallie bu acıyla otururken, sadece kızının değil, 2022 yılında kaybettiği kız kardeşinin de henüz tam anlamıyla sağılmamış yasıyla yüzleşiyor. Sergideki tek tamamen siyah kalemle yapılmış eser olan Folktales of Prudence (2024), bu iki büyük kaybın arasında duran bir köprü gibi; Nietzsche’nin Zerdüşt Böyle Dedi kitabındaki metamorfoz evrelerinden ilham alarak acıdan şifaya giden o çetin yolu sembolize ediyor.
Hajallie için bu seri, sadece kişisel bir yas tutma biçimi değil; aynı zamanda toplumsal bir duruş. Özellikle bir erkek olarak, dahası renkli bir erkek olarak toplumun dayattığı o sarsılmaz figür imajını yıkarak, savunmasızlığını ve kederini tüm çıplaklığıyla sergilemesi, serginin en radikal taraflarından biri. Ahlak, varoluş ve aşkınlık üzerine kurulu antika metinlerin üzerine attığı bu modern imzalar, kişisel acısını insanlığın genel anlam arayışına dair daha geniş bir tartışmanın içine sokuyor.
Habib Hajallie, 1995 Londra doğumlu genç bir yetenek olsa da, Forbes’un “30 Under 30” listesine girmeyi başarmış ve işleri Pallant House gibi önemli kurumların koleksiyonlarına dahil edilmiş bir isim. 22 Mayıs’a kadar Mason’s Yard’daki Larkin Durey’de devam edecek olan bu sergi, çizimin sadece bir sanat biçimi değil, aynı zamanda bir teselli ve arınma alanı olduğunun en sarsıcı kanıtı.
📍 Larkin Durey, 13 Mason’s Yard, Londra
🗓️ Kapanış: 22 Mayıs 2026






