Fahrelnissa Zeid: Immersion Sergisi Londra’nın Kalbinde Kozmik Bir Geri Dönüş

TowerSokakLondra1 saat önce17 Tıklanmalar

Fahrelnissa Zeid, 1950 yılında kaleme aldığı bir notta şöyle der: “Ben bir araçtan ibaretim. Bizi yöneten kozmik, manyetik titreşimleri aktarıyorum.” Bu cümle, herhangi birinin ağzından çıksa mistik bir kibir ya da aşırı bir romantizm olarak okunabilirdi. Ancak Zeid söz konusu olduğunda, bu ifade sanatsal bir manifestodan ziyade teknik bir iş akışı açıklaması gibi tınlıyor. Onun için tuval, sadece boyanan bir kumaş değil; evrenden süzülen devasa enerjinin kaydedildiği, titreşimli bir ekrandı.

Bugünlerde Mayfair’in zarif sokaklarından geçip Dirimart London’ın kapısından içeri girdiğinizde, bu manyetik alanın hâlâ ne kadar canlı olduğuna bizzat şahit oluyorsunuz. Immersion başlığıyla açılan sergi, sanatçının biyografisini de kaleme alan Adila Laïdi-Hanieh küratörlüğünde, Zeid’in 21. yüzyılda Londra’daki ilk galeri solo sergisi olma özelliğini taşıyor.

Londra Sanat Sahnesinde Bir Öncü

Zeid’in Londra ile olan bağı aslında oldukça köklü ve devrimci. 1954 yılında ICA’da solo sergi açan ilk kadın sanatçı olduğunda, Londra’nın savaş sonrası modernizminde çoktan bir mihenk taşı haline gelmişti. Bugün Dirimart’ta karşımıza çıkan seçki; 1940’ların figüratif arayışlarından 1960’ların o karakteristik portrelerine ve elbette sanatçının imza niteliğindeki devasa jestüel soyutlamalarına kadar uzanıyor.

Karanlıktan Aydınlığa: Ischia Dönemi

Serginin küratöryel başarısı, Tate Modern’in 2017’deki meşhur retrospektifinden bu yana tozlu raflardan inen, restore edilen ve özel koleksiyonlardan gün yüzüne çıkan eserleri bir araya getirmesinde saklı. Özellikle iki nokta serginin duygusal omurgasını oluşturuyor:

  • Aquatic Depths (Sea Cave) (1962): Mavi ve yeşilin o lüks, hipnotize edici paletiyle galeri camından sokağa yayılan bu eser, Zeid’in immersion kavramını neden bir başlık olarak seçtiğini kanıtlıyor.

  • İschia Kaçışı: 1958 Irak devriminin ardından ailesinin yaşadığı o trajik sürgün ve kayıp döneminden sonra sığındığı Ischia adası, Zeid’in paletini de kökten değiştirmişti. Sergide bu döneme ait nadir çalışmaları izlerken; yasın karanlık, kaygılı tonlarının yerini deniz ve gökyüzünden ilham alan o iyileştirici, aydınlık kompozisyonlara nasıl bıraktığını adım adım takip edebiliyorsunuz.

İstanbul’dan Mayfair’e Bir Saygı Duruşu

İstanbul’un en köklü galerilerinden biri olan Dirimart’ın Londra mekânı, bu sergiyle sadece bir sanatçı sunumu yapmıyor; aynı zamanda kendi evinde, kendi asıl yaşadığı ve ürettiği topraklarda Fahrelnissa Zeid’e muazzam bir iade-i itibar gerçekleştiriyor.

Eğer bu aralar Mayfair civarındaysanız, modernizmin o en görkemli, en titreşimli halini solumak ve Zeid’in kozmik ekranına dahil olmak için 30 Mayıs’a kadar Princes Street’e mutlaka yolunuzu düşürün.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Önceki Gönderi

Sonraki Gönderi

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3