Berlin’in en dinamik sanat etkinliklerinden biri olan Gallery Weekend Berlin, bu yıl 22. edisyonuyla şehri devasa bir sergi alanına dönüştürüyor. 1-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında, 50 katılımcı galeri kapılarını halka açacak ve 65 farklı lokasyonda 80’den fazla sanatsal pozisyonu izleyiciyle buluşturacak. Ana programın yanı sıra müzeler, kurumlar ve proje alanları da bu yoğun haftaya eşlik eden yeni sergiler ve performanslar sunuyor. Şehrin bağımsız sanatçılarına görünürlük kazandıran Sellerie Weekend de bir kez daha çevre etkinlikler arasında dikkat çekiyor.
Bu geniş ve çok katmanlı seçkide yolunuzu bulmanıza yardımcı olmak için, Gallery Weekend Berlin 2026’nın en çok öne çıkan sergilerini derledik.
Société | Wynnie Mynerva: ‘Volveré y seré milliones’ (27 Haziran 2026 tarihine kadar devam ediyor)
Perulu sanatçı Wynnie Mynerva, sevgi kavramına dair araştırmalarını yeni resim ve film çalışmalarıyla Société’ye taşıyor. Mynerva, sevgiyi daha önce yokluk ve özlem üzerinden ele alırken; bu sergide onu bireysel, romantik bir duygudan çıkarıp kolektif ve toplumsal bir bağ kurma yöntemine dönüştürüyor. Sömürgecilik tarihi, göçmenlik deneyimleri ve cinsel özgürleşme temalarıyla harmanlanan bu sergi, sevginin ilişkisel ve politik gücünü araştırıyor.
Galerie Thomas Schulte | Walid Raad & Jonathan Lasker (Açılış: 1 Mayıs Cuma/ Sergi: 1 Mayıs – 6 Haziran 2026)
Galerie Thomas Schulte, Jonathan Lasker’in ‘Double Play’ isimli altıncı sergisine ev sahipliği yapıyor. Lasker’in yapı ve soyutlamayı yan yana getirdiği eserleri, hem seksenlerin ortalarından büyük boyutlu resimlerini hem de yakın tarihli küçük format işlerini bir araya getiriyor. Eş zamanlı olarak, sanatçı Walid Raad’ın sokağa bakan cam vitrin ve köşe alanda yer alan ‘Like a rubber rung on a ladder’ adlı enstalasyonu, parçalanmış duvar öğeleri aracılığıyla iç ve dış mekân arasında görsel bir köprü kuruyor.
Sprüth Magers | Thomas Demand & Martine Syms (Açılış: 1 Mayıs Cuma / Sergi: 2 Mayıs – 1 Ağustos 2026)
Sprüth Magers, bu yıl Thomas Demand’ın kâğıt modellerini ve Martine Syms’in geçici bir butik kurgusunu (Dominica Publishing) aynı mekânda ağırlıyor. Demand, tarihi ve siyasi fikirleri yeniden inşa ettiği kâğıt modelleri sergilerken; Syms, sokağa bakan vitrin alanında siyahlığı “görsel kültürde bir konu, referans, işaretleyici ve izleyici” olarak ele alarak kendi sanat eserlerini ve yayınlarını satışa sunuyor.
Hamburger Bahnhof | Lina Lapelytė: ‘We Make Years Out of Hours’ (Sergi: 1 Mayıs 2026 – 1 Ekim 2027)
CHANEL Komisyonu’nun ikinci edisyonu kapsamında Lina Lapelytė, Hamburger Bahnhof’un Tarihi Salonu’nu katılımcı bir koreografinin çok sesli sahnesine dönüştürüyor. Eğitimsiz ve profesyonel performansçıları bir araya getiren sanatçı, görünmeyen veya sesi duyulmayanlara alan açmayı hedefleyen bu büyük ölçekli ve uzun soluklu eseriyle izleyicileri aktif katılıma davet ediyor.
Gallery Gudmundsdottir | Simon Mullan: ‘Intermorior’ (Açılış: 2 Mayıs Cumartesi; 11.00–16.00 / Sergi: 2 Mayıs – 16 Haziran 2026)
Simon Mullan’ın 2011’de bıçak fırlatıcısı Jesper Nikolajeff ile çektiği ‘Intermorior’ isimli iki kanallı filmi, sanatçıyı “Ölüm Çarkı”nın üzerinde kendi kırılganlığıyla yüzleştiriyor. Bıçakların fırlatılma ritmiyle artan gerilim ve kontrolü elinde tutan ile tehlikeye maruz kalan arasındaki o eşitsiz dinamik, eril korkuyu ve dramatik yapıyı izleyiciye derinden hissettiriyor.
alexander levy | Anne Duk Hee Jordan: ‘Riders on the Storm’ (Açılış: 1 Mayıs Cuma; 18.00–21.00 / Sergi: 1 Mayıs – 18 Temmuz 2026)
Ekolojik döngüleri merkeze alan Anne Duk Hee Jordan, galerideki ikinci kişisel sergisinde robotik imgelem ile doğal çürüme ve büyüme formlarını kinetik, makine benzeri heykellerle karşı karşıya getiriyor. İklim krizine vurgu yapan renkli ve oyuncu çalışmalar, doğal olayların nasıl iç içe ve eş zamanlı geliştiğini vurgulayarak çok duyulu bir atmosfer yaratıyor.
ChertLüdde | Petrit Halilaj (Açılış: 1 Mayıs Cuma; 18.00–21.00 / Sergi: 2 Mayıs – 25 Temmuz 2026)
Petrit Halilaj’ın Hamburger Bahnhof’taki büyük sunumuna paralel olarak gerçekleşen bu sergi, sanatçının Haziran 2025’te Kosova’da sahnelediği açık hava operasının sarsıcı sonrasına odaklanıyor. Prömiyerden hemen önce nefret söylemleri ve Sırp milliyetçisi sembollerle tahrip edilip yakılan dekor konteynerleri, ilk kez sergileniyor. Sergi, Halilaj’ın savaşın gölgesindeki çocukluk hatıralarını ve Balkanlar’da yankılanmaya devam eden gerilimi on yıllık pratiğiyle birlikte sunuyor.
Galerie Max Hetzler | Vivien Zhang: ‘Field Conditions’ (27 Haziran 2026 tarihine kadar devam ediyor)
Vivien Zhang, Galerie Max Hetzler’deki bu ilk sergisinde dünya haritası projeksiyonlarından matematiksel formlara ve bitki sınıflandırma sistemlerine kadar geniş bir referans havuzunu kullanıyor. Çin, Kenya ve Tayland’da geçen çocukluğunun ardından Londra’daki pratiğiyle beslenen sanatçı; teknoloji, göç ve doğal dünyayı harmanlayarak dijital çağın görsel kültürünü ve kimlik meselelerini sorguluyor.
EBENSPERGER | Göksu Kunak: ‘REMAINS’ (Açılış: 1 Mayıs Cuma; 18.00–22.00 / Sergi: 1 Mayıs – 28 Haziran 2026)
Felix Gonzalez-Torres’in formatından ilham alan Göksu Kunak, zamanı ana malzeme olarak kullanıyor. Sabit bir sergi düzeni yerine; vücut geliştiricilerin, karatecilerin, bir direk dansçısının ve çeşitli performansçıların uzun süreli fiziksel eylemleriyle mekânı yavaş yavaş dönüştürdüğü performatif bir yapı sunuluyor. Eylemler aracılığıyla aktarılan pigmentler ve zorlanmanın yüzeyde bıraktığı izler, serginin resim ve çizimlerini oluşturuyor.
Ruinart Champagne & Art Bar | Tadashi Kawamata (Sergi: 30 Nisan – 3 Mayıs 2026) (PalaisPopulaire)
Şampanya evi Ruinart, Gallery Weekend için Japon sanatçı Tadashi Kawamata ile iş birliği yapıyor. ‘Doğa ile Sohbetler’ serisinin bir parçası olarak hazırlanan bu mekâna özgü enstalasyonda Kawamata; ahşap ve geri dönüştürülmüş malzemeler kullanarak doğa ile mimariyi buluşturan narin, sürükleyici yapılar inşa ediyor. Bu etkinlikte ziyaretçiler, sanatı tecrübe etmenin yanı sıra özel şampanya tadımları da gerçekleştirebilecekler.