
Brezilyalı çağdaş sanatçı Ana Mazzei, 30 Nisan – 11 Temmuz 2026 tarihleri arasında Nina Horvitz Galerie’de sanatseverlerle buluşan “The Escape” adlı sergisiyle, fiziksel olan ile hayal edilen arasındaki sınırları bulanıklaştıran sarmalayıcı (immersive) bir mekânsal deneyim sunuyor. Martins&Montero işbirliğiyle gerçekleştirilen bu sergi, birbirinden bağımsız eserlerin bir araya getirildiği bir sunumdan ziyade; mimarinin, nesnelerin ve izleyicilerin birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğu bütünleşik bir kompozisyon olarak karşımıza çıkıyor.
Sergide; ahşap, boyalı bronz ve metalden üretilmiş dört adet duvara monte heykel, keten üzerine altı adet yağlı boya tablo ve altı dakikalık bir video eseri yer alıyor. Yirminci yüzyılın başlarındaki İtalyan Metafiziksel Resmi’nin o sessiz meydanlarından ve uzayan gölgelerinden ilham alan Mazzei, mekânı yalnızca pasif bir arka plan olarak değil, algıyı şekillendiren aktif bir unsur ve psikolojik bir durum olarak yeniden ele alıyor. Heykel ve resim arasında asılı kalan formlar izleyicinin alanına ustalıkla sızarken, tuvaller mekânı çerçevelemek yerine onu kesintiye uğratıyor. Video eseri ise bu ortama “süre” kavramını dahil ederek heykelsi formların durgunluğunu sarsıyor ve sergiyi zamansal bir deneyime dönüştürüyor.
Bu sergide “izleyicilik” kavramı merkeze oturuyor. Kurulum, izleyicinin mekân içindeki hareketiyle tamamlanıyor; ölçek, orantı ve sergileme biçimleri bedensel farkındalığı artırmak üzere özenle kalibre ediliyor. “The Escape” (Kaçış), adının aksine kelimenin tam anlamıyla bir çıkış yolu önermekten ziyade, algısal bir değişime işaret ediyor. İşlevsel kesinliğinden sıyrılan mekânın, aslında inşa edilmiş ve sahnelenmiş bir yapı olduğunu gözler önüne seren bu muğlak ve gizemli atmosferde, tanıdık olan yavaşça yabancılaşıyor. Mazzei, maddi varlık ile psikolojik yansıtma arasındaki gerilimi koruyarak izleyiciyi yavaş bakmaya ve bedensel bir dikkate davet ediyor.






