Driant Zeneli: Gece Yarısı Video Sanatı – İmkansızın Sınırlarında Bir Sorgulama

TowerSokakBerlin1 saat önce3 Tıklanmalar

Berlin’in kültürel nabzını tutan Videoart at Midnight serisi, 17 Nisan 2026 Cuma gecesi, saat 24:00’te, BABYLON sinema salonunda Arnavut sanatçı Driant Zeneli’nin eserlerine ev sahipliği yapıyor. Zeneli’nin bu özel gösterimi, izleyiciyi sadece görsel bir şölenle değil, aynı zamanda imkansızın sınırlarını zorlayan, ütopya, başarısızlık ve hayal kavramlarını yeniden tanımlayan derin bir düşünsel yolculuğa çıkarıyor.

Zeneli’nin Felsefesi: Başarısızlık, Ütopya ve Hayallerin Yeniden Tanımı

Driant Zeneli’nin sanatsal araştırmasının merkezinde, başarısızlık, ütopya ve hayal fikrinin yeniden tanımlanması yer alıyor. Sanatçı, bu kavramları, olası alternatifleri açan temel unsurlar olarak ele alıyor. Filmlerinde ve video heykel enstalasyonlarında güç, bilim, ekoloji ve mitoloji gibi temaları işlerken, peri masallarını bireysel anlatılarla iç içe geçirerek doğal düzeni altüst eden ütopyalar yaratıyor. Zeneli için yaratıcı eylem, planlanmamış karşılaşmalardan ve mekanların mimari mirasıyla kurulan ilişkiden besleniyor.
Sanatçı, filmlerini mekan ve zamanı şekillendiren bir malzeme olarak kullanıyor. Performansları, izleyicilerle birlikte eserin anlamını oluşturan katılımcı müdahaleler şeklinde tezahür ediyor. Yerçekimi unsuru, filmlerinden çizimlerine ve happening’lerine kadar tüm sanatsal üretiminde yankılanıyor; sürekli olarak dünyadan kopma, kendi sınırlarıyla oynama çabası içinde.

Eserlerin Katmanlı Anlamları: Ay’a Dokunma Arzusundan Kozmik Yolculuklara

Zeneli’nin eserleri, izleyiciyi hem görsel hem de kavramsal olarak meydan okuyan bir dizi deneyime davet ediyor:
“Some Say the Moon is Easy to Touch…” (2011): “Hayaller İhtiyaç Haline Geldiğinde” (2009–2014) üçlemesinin bir parçası olan bu eser, hayal kırıklığının ardında gizlenen en çekici mutluluk vaadinin ne olduğunu sorguluyor. Sanatçı, Ay’ın Dünya’ya en yakın olduğu gün, Ay’a dokunma umuduyla bir bungee jumping performansı sergiliyor. Bu, kişisel başarısızlığın veya bilimin aksaklıklarının hayal gücünü tüketmediğini, aksine meydan okumaları kucaklayarak vaadi bir taahhüde dönüştürebilecek yansıma ve araştırmaya açık olduğunu gösteriyor.
“Maybe the Cosmos is not so Extraordinary” (2019): “Bir Yüzeyin Altında Sadece Başka Bir Yüzey Var” başlıklı çok disiplinli projenin bir parçası olan bu film, Arnavutluk’un Elbasan şehrindeki distopik bir sanayi kompleksinde geçiyor. Film, bir grup gencin, kromun çıkarılmasından işlenmesine ve dünya çapında sömürülmesine kadar olan yolculuğunu takip eden kozmik bir kapsülü keşfetmesini konu alıyor. Bu “jeopolitik” uzay yolculuğu, karanlık ve dramatik sanayi ortamını, çöküş ve kalkış için ambivalan bir alana dönüştürüyor.
“How Deep Can a Dragonfly Swim Under the Ocean?” (2021): “Hayvanlar. Bir Zamanlar… Günümüzde” (2019-2022) üçlemesinin ikinci bölümü olan bu eser, kanatlarını hareket ettirebilmesine rağmen asla uçmaya mahkum olan, böylece okyanustan uzaklaşamayan bir yusufçuğun hikayesini anlatıyor. Eser, Arnavut diktatör Enver Hoca’nın anıtı olan Tiran Piramidi içinde hareket eden yusufçuk aracılığıyla, insanın toplum tarafından dayatılan bir bağlamdan kopma çabasını metaforik olarak işliyor.
“The Firefly Keeps Falling and the Snake Keeps Growing” (2022): Üçlemenin üçüncü bölümü, eski bir fabldan esinlenerek, Balkanlar’ın en sembolik brutalist yapılarından biri olan Üsküp Merkez Postanesi’nde çekildi. Sanatçının işbirliğine dayalı pratiğinin bir parçası olarak, film Üsküp’teki Ss. Cyril ve Methodius Üniversitesi Makine Mühendisliği Fakültesi öğrencileriyle birlikte tasarlandı ve yaratıldı.
“Those Who Tried to Put the Rainbow Back in the Sky” (2012): Beton bir gemide bekleyen üç kişi ve bir ördeğin, gökten düşen bir gökkuşağı parçasını tesadüfen bulmasını ve onu tekrar gökyüzüne koymaya karar vermesini konu alıyor. Film, tarihsel zamanı çözmenin imkansızlığını, bunun yerine “yaşanmış bir zamanı” vurgulayarak, her düşünceyi kökenine geri götüren dramatik bir son eylemi sunuyor.

Sanat Eğitimi ve Hayal Gücünün Gücü

Zeneli, 2008’den bu yana, pratik ve pedagojik araştırma arasındaki ilişkiye adanmış bir sanat eğitimi projesi yürütüyor. Bu proje, yaratım ve eğitim arasındaki ilişkiyi araştırarak, kamu kurumları tarafından uygulananlara alternatif pratikleri denemeyi amaçlıyor. Sanatçı, zaman zaman çocuklar için hikaye anlatımına odaklanan atölye çalışmaları düzenliyor ve eylemlerimizi anlamak ve hayal gücümüzü geliştirmek için elektronik ve robotik gibi araçları kullanıyor.
Driant Zeneli’nin Videoart at Midnight’taki bu gösterimi, izleyiciyi sadece sanatın sınırlarını değil, aynı zamanda kendi algılarının sınırlarını da sorgulamaya davet ediyor. Onun eserleri, bize imkansızın sadece bir başlangıç noktası olduğunu ve hayal gücünün, en karanlık köşelerde bile varoluşumuzu genişletme yeteneğine sahip olduğunu hatırlatıyor. Bu, kaçırılmaması gereken, zihin açıcı bir deneyim.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Yorum bırakın

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3