
Ödüllü kısa filmleri “Prayers at Dawn” (2014) ve “Nebile Hanım’ın Solucandeliği” (2016) ile bağımsız sinema dünyasında dikkatleri üzerine çeken yazar-yönetmen Pınar Yorgancıoğlu, ilk uzun metrajlı filmi “Karanlıkta Islık Çalanlar” (Those Who Whistle After Dark) ile festival yolculuğuna güçlü adımlarla devam ediyor. Dünya prömiyerini Kasım 2025’te Hindistan Uluslararası Film Festivali’nde (IFFI Goa) yapan film, şimdi de gözünü Amerika ve Türkiye’nin en prestijli festivallerine dikmiş durumda.
“Karanlıkta Islık Çalanlar”, Amerika kıtasının 1957’den beri kesintisiz devam eden en köklü sinema etkinliği olan San Francisco Uluslararası Film Festivali’nde Kuzey Amerika prömiyerini yapacak. 24 Nisan – 4 Mayıs 2026 tarihleri arasında 69. kez düzenlenecek olan festivalde, dünya sinemasının en yenilikçi ve vizyoner örneklerinin yer aldığı ‘Global Visions’ bölümünde seyirciyle buluşacak.
Film, bu bölümde prestijli Golden Gate Ödülleri için yarışacak. Golden Gate Ödülleri, özellikle yabancı dildeki yapımlar için uluslararası arenada ve potansiyel Oscar yarışında güçlü bir vitrin ve haberci görevi görmesiyle tanınıyor.
Nisan ayı, film için çifte prömiyer heyecanı barındırıyor. Film, Kuzey Amerika yolculuğundan hemen önce Türkiye prömiyerini 45. İstanbul Film Festivali kapsamında gerçekleştirecek. Uluslararası Yarışma bölümünde en büyük ödül olan Altın Lale için yarışacak olan “Karanlıkta Islık Çalanlar”, festival izleyicisi ve sinema ekibinin katılımıyla iki özel gösterim yapacak:
16 Nisan Perşembe, 21:30: Atlas 1948 Sineması
17 Nisan Cuma, 16:00: Kadıköy Sineması
Senaryosunu Pınar Yorgancıoğlu ve Emre Gülcan’ın birlikte kaleme aldığı film, çekimlerinin tamamı Ankara’da gerçekleştirilmiş bir orta sınıf aile trajikomedisi. Hikâye, aynı çatı altında yaşasalar da birbirlerinden giderek uzaklaşan bir çekirdek aileyi merkeze alıyor.
Bilgisayar oyunu bağımlısı, işsiz yazar Toprak (İnci Sefa Cingöz), Türkiye’deki belirsizlikten kaçıp yurt dışına gitmenin yollarını ararken; annesi Suzan (Hülya Gülşen), kendi gençlik ideallerini saplantılı bir şekilde kızı üzerinden yaşatmaya çalışır. Doğa Tarihi Müzesi’nden yeni emekli olan baba Melih (Müfit Kayacan) ise sivil hayata uyum sağlamakta zorlanmakta ve içindeki büyük boşluğu herkesten gizlemektedir. Ancak Melih’e aniden çıkagelen “doğaüstü” bir ziyaretçi, tüm ailenin terk edilmiş hayallerinin ve yarım kalmış ihtimallerinin hayaletlerini uyandıracaktır.
Türkiye (İndibindi Film, İkinciyeni Film, Gece Kuşu Film, Rosa Film, TRT), Bulgaristan (Portokal Films) ve Almanya (Marlene Film GmbH, Riva Filmproduktion GmbH) ortak yapımı olan film, geliştirme sürecinden itibaren uluslararası alanda büyük ilgi gördü. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, Venice Biennale College Cinema, Saraybosna Cinélink, TRT 12 Punto ve İKSV Köprüde Buluşmalar gibi birçok önemli kurumdan destek aldı.
Filmin başrollerini usta oyuncular Müfit Kayacan ve Hülya Gülşen ile genç yetenek İnci Sefa Cingöz paylaşırken, onlara Emrah Özdemir, Meral Çetinkaya, Berkan Şal, Nilgün Türksever, Ayşenil Şamlıoğlu ve İlda Özgürel gibi isimlerden oluşan son derece zengin bir oyuncu kadrosu eşlik ediyor. Görüntü yönetmenliğini Jonas Raphael Schneider’in, müziklerini ise Alican Çamcı’nın üstlendiği film, hem görsel hem de işitsel atmosferiyle iddialı bir seyirlik vadediyor.






