
Sanat tarihinin eksik bırakılmış, haksızlığa uğramış ve üzeri örtülmüş sayfalarından birini büyük bir coşkuyla aralamak için rotamızı Almanya’ya, Berlin’deki Georg Kolbe Museum‘a çeviriyoruz.
Kendi döneminin avangart çevrelerinde tanınan nadir kadınlardan biri olan, ancak kuir kimliği, sürgün yılları ve eserlerinin kaybolması nedeniyle uzun süre sanat tarihinin gölgesinde bırakılan konstrüktivist sanatçı Marlow Moss (1889–1958), Almanya’daki ilk büyük retrospektifiyle hak ettiği sahneye geri dönüyor. 1 Nisan akşamı ihtişamlı bir açılış yapacak olan sergi, 2 Nisan – 26 Temmuz 2026 tarihleri arasında ziyarete açık olacak.
Marlow Moss’un pratiği, resim ve heykel arasındaki sınırları eriten, son derece ritmik kompozisyonlara ve geometrik rölyeflere dayanır. Paris merkezli ünlü sanatçı birliği Abstraction-Création‘ın bir üyesi olan Moss, renk, çizgi ve mekanda “evrensel bir düzen” arayışındaydı.
Onu sanat tarihinde bu kadar kritik (ve bir o kadar da tartışmalı) kılan şey ise konstrüktivist resimde “çift çizgi” kullanımını icat etmesidir. The Guardian gazetesinin bu yılın başlarında sorduğu o sarsıcı soru boşuna değil: “Mondrian başarısını, Cornwall’da bir koyda yaşayan, erkek kıyafetleri giyen bu lezbiyen sanatçıya mı borçluydu?” Dr. Lucy Howarth ve Dr. Elisa Tamaschke küratörlüğünde hazırlanan “Creating Space: The Constructivist Marlow Moss” (Mekan Yaratmak: Konstrüktivist Marlow Moss) sergisi, günümüze ulaşabilen nadir heykellerini ilk kez bir araya getirirken; resimler, çizimler, fotoğraflar ve arşiv belgeleriyle Moss’un fırtınalı hayatını gözler önüne seriyor.
Bu sergi sadece tozlu bir arşiv çalışması değil; geçmişin bugüne nasıl yankılandığının canlı bir kanıtı. Georg Kolbe Museum, Moss’un vizyonunu günümüze taşımak için dört önemli çağdaş sanatçıyı da bu diyaloğa dahil ediyor:
Leonor Antunes (Meksika’daki sergisinden ne kadar güçlü bir mekan algısı olduğunu hatırlarsınız)
Tacita Dean
Florette Dijkstra
Ro Robertson
Bu sanatçılar, kendi sanatsal perspektifleriyle Moss’un mirasına farklı bağlar kurarak, eserler arasında geçmişle günümüzü birleştiren zorlayıcı ve canlı bir etkileşim yaratıyorlar.
İngiltere, Hollanda, İsviçre, Fransa, ABD ve Almanya’nın önde gelen müzelerinden ve özel koleksiyonlarından ödünç alınan eserlerle oluşturulan bu devasa buluşmayı kaçırmak istemeyenler için detaylar şöyle:
Özel Açılış: 1 Nisan 2026 Çarşamba, Saat 18:00’den itibaren.
Genel Ziyaret Tarihleri: 2 Nisan 2026 – 26 Temmuz 2026
Mekân: Georg Kolbe Museum (Sensburger Allee 25, 14055 Berlin)
Not: Sergiye, Hirmer Verlag tarafından basılan Almanca/İngilizce çift dilli kapsamlı bir katalog da eşlik ediyor.






