
Sinema dünyasının en köklü ve prestijli yayınlarından biri olan Variety, dün (4 Şubat 2026) dijital sayfalarında devrim niteliğinde bir prömiyere ev sahipliği yaptı. Multidisipliner sanatçı Vikki Bardot (Gizem Avcıoğlu) imzalı, tamamı yapay zekâ araçlarıyla üretilen “Uyuyan Kadın” (A Woman Asleep) filminden gelen ilk fragman, sadece bir teknoloji gövde gösterisi değil, aynı zamanda bağımsız sinemanın geleceğine dair iddialı bir manifestonun habercisi oldu.
Film, ilhamını Fransız edebiyatının dâhilerinden Georges Perec’in 1967 tarihli kült eseri Uyuyan Adam’dan alıyor. Ancak Bardot, bu mirası sadık bir yeniden çevrimle değil, cesur bir tersyüz etme eylemiyle günümüze taşıyor.
Tekilden Çoğula: Perec’in yalnız adamının yerini, kalabalıklar içinde silikleşen çoklu kadın figürleri alıyor.
Issızlıktan Hıza: 1970’lerin durağan ıssızlığı, 2026’nın sonsuz bilgi akışı ve “sürekli çevrimiçi” olma zorunluluğunun yarattığı hissizlikle yer değiştiriyor.
Bireyden Topluma: Manevi çöküş artık şahsi bir kriz değil; farklı şehirlerde aynı rutinlerin içine hapsolmuş, ruhundan kopmuş bir toplumun kolektif “uykusu” olarak betimleniyor.
Vikki Bardot, Variety’ye verdiği demeçte yapay zekânın sadece bütçe tasarrufu sağlayan bir araç değil, bağımsız sinemacılar için bir özgürleşme alanı olduğunu vurguluyor. Filmdeki her kare ve nota yapay zekâ ile dokunurken, anlatıcı sesin yönetmenin kendi sesinden eğitilmiş bir AI klonu olması, insan ile sentetik arasındaki o tekinsiz sınır hattını genişletiyor.
Bu teknik tercih, filmi salt bir görsel efekt yığını olmaktan çıkarıp; Alain Resnais’in bellek sorgulamalarına, Michelangelo Antonioni’nin modern boşluk tasvirlerine ve Apichatpong Weerasethakul’un düşsel atmosferine eklemlenen entelektüel bir zemine oturtuyor.
Yapımcılığını üstlenen Türkiye merkezli Spongeworthy Studio, 2026 yılı itibarıyla uluslararası festivallerde rüştünü ispatlamış birden fazla uzun metrajlı yapay zekâ filmine sahip dünyadaki tek stüdyo konumunda. Portföylerinde yer alan ve bu yıl MUBI platformunda izleyiciyle buluşacak olan “Bir Başkasının Rüyası” gibi projeler, stüdyonun “teknoloji odaklı değil, hikâye öncelikli” vizyonunu kanıtlıyor.
Dünya pazarındaki ilk ciddi sınavını 12 Şubat’ta başlayacak olan 76. Berlin Film Festivali – Avrupa Film Pazarı’nda (EFM) verecek olan “Uyuyan Kadın”, yapay zekânın sinemadaki konumunu “merak uyandıran bir deney”den “meşru bir sanat formu”na dönüştürmeye aday.






