Luca Guadagnino Küratörlüğünde Luigi Ghirri’nin “Felicità” Sergisi Thomas Dane Gallery’de

TowerLondraSokak2 gün önce15 Tıklanmalar

Londra’nın kış pusunda, sanat dünyasının en çok konuşulan iş birliklerinden biri Duke Street’in tarihi dokusunda hayat buluyor. İtalyan fotoğrafçılığının dahi ismi Luigi Ghirri’nin büyüleyici dünyası, ünlü yönetmen Luca Guadagnino ve Alessio Bolzoni’nin küratörlüğünde Thomas Dane Gallery’de kapılarını açıyor. “Felicità” (Mutluluk) başlığını taşıyan bu sergi, Ghirri’yi sadece bir manzara fotoğrafçısı olarak değil, modernitenin eşiğinde duran ve görüntünün doğasını sorgulayan vizyoner bir kavramsal sanatçı olarak yeniden konumlandırıyor.

Bir Görüntünün İçindeki Tüm Görüntüler

Ghirri’nin sanatsal pratiği genellikle 1972 yılında uzaydan çekilen o meşhur “Mavi Bilye” fotoğrafıyla kurduğu bağ üzerinden okunur. Sanatçı, dünyanın bu ilk tam karesine baktığında sadece bir gezegen görmemiş; o güne kadar üretilmiş tüm grafitileri, tabloları, filmleri ve kitapları içeren, yani “tüm görüntüleri kapsayan tek bir görüntü” hayal etmişti. Bu sergide Guadagnino’nun sinematik gözü, Ghirri’nin bu derin felsefesini sokağın sıradanlığından çekip alıyor ve onu bugün elimizdeki akıllı telefonlarla kurduğumuz ilişkiye dek uzanan bir köprüye dönüştürüyor. Ghirri, beş on yıl sonrasını gören bir önseziyle, dünyanın aslında kendi kendisinin devasa bir kataloğuna dönüştüğünü çoktan fark etmişti.

Arşivin Gizli Kalmış Katmanları ve Borges Etkisi

Thomas Dane Gallery’nin iki farklı mekânına yayılan serginin en heyecan verici yanı, sanatçının yarım asırlık sergi geçmişine rağmen daha önce hiç yayınlanmamış ve sergilenmemiş eserlerine yer vermesi. Duke Street 3 numarada yer alan ilk bölüm, Ghirri’nin Jorge Luis Borges’in “sonsuz kütüphane” ve “detaylarda kaybolan harita” hikâyelerinden aldığı ilhamla şekilleniyor. Burada bizi contextinden koparılmış kartpostallar, aynaların içindeki yansımalar ve bir atlasın sayfalarında parmağıyla dünyayı dolaşan bir karakterin soyut anlatıları karşılıyor. Ghirri’nin 1992’deki vefatı, dijital kameranın ana akım pazara girdiği ve Jean Baudrillard’ın “Simülasyon ve Simülakr” kuramının İngilizceye çevrildiği yıla denk gelmesiyle, sergiye neredeyse kehanet niteliğinde bir ağırlık katıyor.

İç mekânlar, Manzaralar ve Bir “Bulmaca” Olarak Sanat

Duke Street 11 numaradaki ikinci bölümde ise sergi, Ghirri’nin kavramsal hedeflerini iç ve dış mekânlar üzerinden derinleştiriyor. Duvar kağıtları ve panellerin düzlüğü, fotoğrafın bir ekran ya da bir kitap sayfası gibi algılanmasına neden olurken; Giorgio Morandi’nin stüdyosundan kareler Ghirri’nin İtalyan modernizmiyle olan köklü bağını hatırlatıyor. Serginin sürpriz ismi ise Felix Gonzalez-Torres. Sanatçının puzzle (yapboz) formundaki işleri, Ghirri’nin manzaraları arasına sızarak görüntünün kırılganlığını ve parçalanmışlığını temsil ediyor. Bir aile albümünden fırlamışçasına samimi duran bu kareler, manzarayı sadece bir toprak parçası değil, bir varlığın gelip geçici pırıltısı olarak sunuyor.

Luigi Ghirri: Felicità sergisi, 11 Nisan 2026’ya kadar Londra’da sanatseverleri bekliyor olacak. Eğer o tarihlerde Napoli’de olacaksanız, Ghirri’nin eserlerinin Thomas Dane Naples’daki “Atlante” karma sergisinde de yer alacağını hatırlatalım. Ghirri’nin fotoğrafları, her geçen yıl modern dünyanın karmaşasında daha da berraklaşan nadir eserlerden biri olarak vizörümüze takılmaya devam ediyor.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Yorum bırakın

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3