
Londra’nın tarihi ve prestijli sanat bölgesi Mayfair’de, bugün sadece bir sergi açılmıyor; aynı zamanda Çin takvimine göre Ateş Atı Yılı (Bingwu) büyük bir enerjiyle kutlanmaya başlanıyor. Bluerider ART, üç kıtaya yayılan ve eş zamanlı olarak dijital dünyada da hayat bulan “Pegasus” adlı özel sergisiyle, “At” imgesini çağdaş sanatın merceğinden yeniden tanımlıyor.
2026, Çin burç döngüsünde gücü, hızı ve maskülen enerjiyi temsil eden At Yılı. Bluerider ART, bu yılı “Pegasus” temasıyla selamlıyor. Mitolojide deniz tanrısının kanından doğan ama gökyüzüne uçma gücüne sahip olan Pegasus, yerçekimine ve sınırlara meydan okumanın sembolüdür. Serginin küratoryal anlatısı, bu “Şövalye Ruhu”nu modern çağın hızıyla birleştirerek koleksiyonerleri bir özgürlük anlatısına davet ediyor.
Serginin en ilgi çekici yönlerinden biri, at figürünün Doğu ve Batı sanat tarihindeki farklı ama kesişen yolculuklarına ayna tutmasıdır:
Doğu’nun Ruhu: Çin sanat tarihinde at, sadece anatomik bir yapı değil, “aydın dürüstlüğünün” ve ulusal ruhun bir mikrokozmosudur. Han Hanedanlığı’ndan günümüze, atın dört nala koşusu aslında kalbin uzak yolculuğunu simgeler. Doğu sanatı, atın fiziksel gerçekliğinden ziyade onun karakterini ve ruhani enerjisini ön plana çıkarır.
Batı’nın Tutkusu: Batı geleneğinde ise at; kahramanlığın, doğaya hükmetmenin ve bireysel duyguların sembolüdür. Leonardo da Vinci’nin titiz anatomik eskizlerinden George Stubbs’ın vahşi doğadaki atlarına kadar Batı sanatı, atın kas yapısını ve perspektifini merkeze alarak onu bir “bilimsel araştırma nesnesi” ve “evcilleştirilemeyen duygu” haline getirir.
Geleneksel zodyak sergilerinden ayrılan Pegasus, 32 çağdaş sanatçıyı bir araya getirerek resim, enstalasyon ve heykelden oluşan 73 sınırlı sayıda üretilmiş eser sunuyor. Öne çıkan bazı çalışmalar şunlardır:
Ruprecht von Kaufmann: “The Boxer” adlı eserinde sıcak ve soğuk tonların hırçın darbeleriyle atın fiziksel gücünü görsel bir şölene dönüştürüyor.
Dai Yinglun: “The Crowd – Looking Back” çalışmasında “beyazlığı”, hem insanın hem de atın ruhani özgürlüğünün bir metaforu olarak kullanıyor.
François Bonnel: “Wild Horses” eserinde geometrik ve yüksek kroma renk bloklarıyla atın oyuncu ve neşeli doğasını soyut bir dille kutluyor.
Li Liangchen: “Time-Space Valley” çalışmasında, mavi-yeşil mürekkeple işlenmiş beyaz bir atı, doğayla bütünleşmiş ruhani bir manzara içinde tasvir ediyor.
Bluerider ART, “Sınır Tanımayan Sanat” felsefesiyle bu sergiyi küresel bir platforma taşıyor. Londra’nın tarihi dokusundan Taipei’nin kültürel derinliğine kadar her noktada bu galloping enerji hissedilebiliyor.
Tarih: 15 Ocak – 28 Şubat 2026
Adres: Bluerider ART London, 47 Albemarle Street, Mayfair, London (W1S 4JW)
Magger Notu: Eğer sergiyi fiziksel olarak ziyaret edemiyorsanız, galerinin web sitesindeki “Online Viewing Room” üzerinden eserlerin detaylı görüntülerini inceleyebilir ve koleksiyon uzmanlarıyla iletişime geçebilirsiniz.






