
Berlin’in dondurucu ocağında, Wedding’in endüstriyel dokusuyla sarmalanmış silent green Kulturquartier ve Neukölln’ün dinamik enerjisini taşıyan CANK, bu yıl alışılagelmişin çok uzağında, tropikal bir esintiye ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 28 Ocak – 1 Şubat 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek olan transmediale 2026, “By the Mango Belt & Tamarind Road” başlığıyla, teknoloji ve medya anlatılarını kuzey yarım kürenin tekelinden çıkarıp ekvatoral kuşağın kadim bilgeliği ve metaforik koordinatlarıyla yeniden haritalandırıyor. Küratörler Neema Githere ve Juan Pablo García Sossa, ziyaretçileri sadece pasif birer dinleyici koltuğuna oturtmak yerine, onları bu yeni dijital ekosistemin yardımcı navigatörleri ve yolcuları olmaya davet ediyor.
Festivalin kalbi sayılan silent green’in o etkileyici kubbeli salonu, Kidus Hailesilassie’nin “6,500 Alfabe Bir Harita Yapar” adlı devasa yerleştirmesiyle yaşayan bir dile dönüşüyor. 20 farklı yerli Afrika bilgi sisteminden beslenen bu atlas, günümüzün en çok tartışılan kavramlarından biri olan algoritma kelimesini “algo + rhythm” şeklinde yeniden kurguluyor. Burada her bir veri noktası mekanik bir çıktı olmaktan çıkıp, atalardan gelen bir davul vuruşunun, kolektif bir nabzın parçası haline geliyor. Bu dijital arkeoloji çalışması, verinin sadece soğuk bir sayı dizisi değil, aslında bir ritim ve hafıza taşıyıcısı olduğunu kanıtlıyor.
Hemen yanında Isola Tong, “LAWALAWA” yerleştirmesiyle bizi sepet örgüsünün mistik ve politik dünyasına götürüyor. Sanatçının bayot ve biota kelimelerini birleştirerek türettiği Bayotic Refugia kavramı, baskıcı ortamlarda kırılmış hayatların dinlenip yeniden yeşerebileceği bir sığınağı simgeliyor. Sepet burada sadece bir nesne değil, bir korunma ve direnç protokolü olarak karşımıza çıkıyor.

30 Ocak Cuma akşamı, transmediale ve CTM iş birliğiyle gerçekleşecek “Transhemispheric Resonances” konseri, festivalin en hipnotik anlarından birine sahne olmaya aday. Nursalim Yadi Anugerah, Borneo’nun geleneksel bambu ağız orgu (kadedek) modern makineler ve drone tınılarıyla buluştururken, Kalimantan’ın sosyal ve çevresel zorluklarını sesin spektral gücüyle anlatıyor. Diğer yanda Vica Pacheco, seramik enstrümanlar ve melez ses cihazlarıyla nefesin organikliğini ve antik teknolojilerin modern yankılarını bir araya getiriyor. Bu performanslar, farklı yarım kürelerin orman sesleri ve nefes odaklı teknolojiler üzerinden kurduğu derin bir sohbet niteliği taşıyor.
Festivalin Low Tide & High Tide olarak yapılandırılan program akışı, gün boyu süren samimi atölyeler ve ritüelistik müdahalelerden, akşamın büyük performans ve konserlerine doğru evriliyor. Her sabah, festivalin mekânsal mimarlarından RhaRha Nembhard eşliğinde gerçekleştirilecek olan 15 dakikalık “Pray-per-view” ritüel yürüyüşü, katılımcıların kolektif temposunu belirleyerek zihinleri güne hazırlıyor. Kathleen Bomani’nin heykelsi otomatından, Aarati Akkapeddi’nin matematiksel gizemler barındıran yer çizimlerine kadar her köşe, bizi interneti sadece bir “dünya çapında ağ” olarak değil, kökleri toprağa, suya ve belleğe dayanan çok sesli bir yaşam alanı olarak hayal etmeye zorluyor.

Apartman No:26 Notu Berlin’in kışında mango ve demirhindi kokulu bir gelecek tahayyülü kulağa sadece egzotik değil, aynı zamanda teknolojiye bakışımızı iyileştirecek bir “şifa” gibi geliyor. İnternetin sınırlarını kodlarla değil, ritüellerle ve kadim alfabelerle yeniden çizmek, 2026’nın en ilham verici başlangıçlarından biri olacak.
Festival Bilgileri:
Açılış Resepsiyonu: 28 Ocak Çarşamba, 18:00 – 23:00 (Ücretsiz)
Tarih: 29 Ocak – 1 Şubat 2026
Mekânlar: silent green (Wedding) & CANK (Neukölln), Berlin






