
Wedding bölgesindeki Scope BLN, bizi alışılmadık bir bahar fısıltısıyla karşılıyor. Sanatçı Aubrey Theobald’ın “TOUCH, SPRING / BERÜHRUNG, FRÜHLING” başlıklı solo sergisi, kışın tam ortasında baharın o parçalı, gecikmiş ve inşa edilmiş doğasını bir “duygusal dayanıklılık” projesi olarak sunuyor.
Zadie Smith’in baharı “her türlü ışık kutlaması için yeşilin bir tonu” olarak tanımladığı o ham güzellik, Theobald’ın elinde soluk sarı bir ışığa, papatya kokusuna ve çellonun melankolik tınılarına dönüşüyor.
Sergi alanı; yerel sokaklardan toplanan atıklar, kişisel materyaller, kurumuş çiçekler, eski ilişkilerin kalıntıları ve yarı görünür baskılarla dolu. Ancak burası bir “nadirler kabinesi” (Wunderkammer) değil; daha çok bir bütünlük ve çocuksu bir melankoli hissi veren yaşayan bir organizma.
Theobald, eserlerinde çarpıcı bir kontrast kuruyor:
Endüstriyel ve Şiirsel Kaplamalar: Sanatçı; hassas anıları, buluntu nesneleri ve bitkileri araba lakı, reçine ve balmumu gibi dayanıklı malzemelerle kaplıyor. Bu, kırılgan olanı koruma ve hapsetme arasında gidip gelen umut dolu bir eylem.
Yumuşak Bürokrasi (Handstraußregelung): Sanatçı, Berlin şehir düzenlemelerindeki “bir avuç yabani ot toplama izni” gibi küçük bürokratik kuralları, kişisel ritüellere ve “yumuşak bürokrasi” eleştirisine dönüştürüyor.
Bir çellist olarak yetişen Theobald, kariyerinde ilk kez bu projede kendi müziğini icra etmiyor. Bunun yerine, bahar üzerine yazdığı duygusal bir notaya yanıt vermeleri için Martin Edigi ve Wojtek Prażuch’u davet etmiş. Birbirlerinden habersiz kaydedilen bu yanıtlar, sergi mekanında birbirine yaslanan, destek olan ve yalnızlığı fiziksel bir yakınlığa dönüştüren bir “içsel konuşma” yaratıyor.
Ayrıca, Jesse Ly ile kurdukları “Support Systems” kolektifi kapsamında; yas, kayıp ve mesafe gibi ağır duyguların arasından birbirimize nasıl destek olabileceğimizi, bir “gül” ve “birlikte tutunma hatırası” üzerinden sorguluyorlar.
Aubrey Theobald, sergisini şu sözlerle tanımlıyor:
“İşlerim, ısınmayı özleyen, yabani otlarla kaplı bir sokak köşesi etkisi yaratıyor. Sanayi malzemeleri ile küf kokan, kırılmış ve hiper-duygusallık içeren fragmanların bir arada var oluşu (co-poesis). Bu, bekleyişin, ısınmanın ve tekrarın paslanmış bir hatırası.”






