
Ocak ayının ilk günlerinde Londra ikiye ayrılır: Bir kesim indirim peşinde mağazaları arşınlar, bir kesim ise Bankside’da yapraklar, çanlar, elma şarabı ve maskeler eşliğinde aklın sınırlarını hafifçe zorlayan bir ritüelin parçası olur. Bu ikinci grubun kalbinde ise tek bir figür vardır: Holly Man.
Yaklaşık otuz yıldır bu role hayat veren David Risley için kış gardırobu alışveriş merkezlerinde değil; park köşelerinde, şehir içi yeşil alanlarda, ağaç diplerinde hazırlanır. Çam dalları, sarmaşıklar ve çobanpüskülleriyle örülmüş kostümü, Lady Gaga’yı bile yeşil kıskançlığa sürükleyecek kadar iddialıdır. Risley’in deyimiyle bu kostüm “dikilmez”; mevsim ne verirse onunla büyür.
Risley’in canlandırdığı Holly Man, İngiliz folklorunun kadim figürü Green Man’in şehirli bir yansımasıdır. Yeni büyümeyi, doğanın döngüsünü ve yeniden başlamayı temsil eder. Her yıl Twelfth Night’a en yakın hafta sonunda, Bankside’da — Globe Theatre çevresinde — ortaya çıkar.
Törenin tonu ilk andan itibaren nettir: Bu ne tam bir tiyatro oyunu, ne de “sadece eğlence”. Eski Ortaçağ kış ritüelleri, çağdaş performansla karışır; ortaya hem sıcak hem de hafifçe sersemleten bir atmosfer çıkar.
Holly Man, Beelzebub eşliğinde Millennium Bridge üzerinden Bankside’a doğru ilerlerken kalabalık ona katılır. Ardından wassailing başlar: Elma şarabı içilir, yeni yılın bereketi kutlanır. Geleneksel olarak cider meyve ağaçlarının köklerine dökülür; Bankside versiyonunda ise Globe Theatre’ın kapıları bu içecekle “ıslatılır”. Şehir folkloru tam olarak böyle doğar.
Risley bu rolü şöyle tanımlar:
“Ben bir karakter değilim, bir varlık gibiyim. Doğadan gelip tekrar doğaya karışan, yerde duran bir tanrı gibi.”

Sonrasında sahne Bankside Jetty’de kurulur. Mummers’ play başlar. Turkey Sniper, Clever Legs ve Old ’Oss gibi karakterler ilk bakışta bir Monty Python ya da The Mighty Boosh eskizi gibi görünse de; kökenleri Haçlı Seferleri dönemine uzanan, St. George ve Ejderha hikâyesinin serbest bir yorumudur bu.
Her şey doğaçlama gibidir ama yüzyıllardır tekrar eden bir hafıza taşır.
Kalabalık ilerledikçe oyun seyirciye geçer. Kekler dolaşır; diliminden fasulye ya da bezelye çıkanlar anında taçlandırılır: King Bean ya da Queen Pea. Ardından kortej Borough Yards’taki Soap Yard’a yönelir. Şarap, hikâyeler ve dans eşliğinde gün erir. Çocuklar da dahil herkes bu şenliğin parçasıdır.
Bu nedenle Bankside Twelfth Night, klasik Morris danslarını bile fazla ciddi gösterecek kadar canlıdır.
Bir geleneğin insan yüzüRisley’in anlattığı küçük bir anekdot, bu etkinliğin neden hâlâ yaşadığını özetler: Yıllar boyunca her Twelfth Night’ta topallayarak ona bir bira getiren bir kadını hatırlar. Kadın kendini hiç tanıtmaz, sadece “Ben kimse değilim ama sen birisin” der. Sonra kaybolur. Ama ritüel devam eder.
Twelfth Night Bankside 2026,
📍 Globe Theatre önü, Bankside
🗓️ 4 Ocak Pazar
⏰ 12.00’den itibaren
🎟️ Ücretsiz, herkese açık, çocuklar dahil






