
Londra çıkışlı Ulrika Spacek, 2016’daki ilk albümleri The Album Paranoia ile sahneye adım attığında, onları sadece iyi bir “psych rock” grubu sanmıştık. Ancak aradan geçen on yıl, grubun gerçek deneysel kaslarını ortaya çıkardı. Krautrock ritimlerinden post-Radiohead tarzı elektronik melankoliye uzanan bu yolculuk, grubun dördüncü ve şimdiye kadarki en iddialı albümü “EXPO” (3 Şubat 2026) ile taçlanıyor.
💫 On Yıllık Olgunluk: Zaman ve yaş, gruba denemek için gereken özgüveni ve bu deneyleri şarkının ruhuna hizmet ettirecek disiplini kazandırmış. Frontman Rhys Edwards’ın 2024’teki solo projesi Astrel K’dan süzülen film müziği sample’ları ve James Bond tarzı yaylılar, bu albümde analog ve dijitalin kusursuz bir kafes gibi örüldüğü daha geniş bir palete dönüşüyor.
🎛️ Sonik Bir Labirent: Albüm, her sesin yerli yerinde olduğu uzman bir dengeye sahip. “Weights & Measures” gibi parçalarda avant-garde caz ve trip-hop suları, tıkırdayan drum machine vuruşlarıyla kremamsı synth’lerin arasında delikler açıyor. Gitar tonlarında 1970’lerin Farfisa orglarıyla yarışan bir matematiksel hassasiyet hakimken, davullar sürekli dijital muadilleriyle katmanlanarak derinleşiyor.
⚡ Dadaist İmgeler ve Mavi Işık: Edwards bir lirik yazarı olarak düz anlatıdan kaçıyor; bunun yerine Dadaist kurgular ve dokunsal hisler (koyun derisi, ıslak mürekkep, uçak türbülansı) üzerine odaklanıyor. Günümüz dünyasının “ekran ışığı” ve “mavi ışık” içindeki korkutucu halini ise ancak dolaylı ve şiirsel bir dille selamlıyor. Albümün son parçası olan “Incomplete Symphony”, isminin aksine son derece bütünlüklü, maceracı ama asla aşırıya kaçmayan bir final sunuyor.
🔗 Apartman No:26 Notu:






