
Mladomir Puriša Đorđević, 1960’lı yıllarda Yugoslav sinemasında devrim yaratan “Black Wave” akımının en önemli temsilcilerinden biri. Barbican’daki bu seçki, yönetmenin savaşın trajedisini sadece tüfek sesleriyle değil, insan ruhundaki derin izleriyle anlatan meşhur dörtlemesine odaklanıyor.
Deneysel Anlatım: Siyah-beyaz ve renkli fotoğrafçılığın şiirsel kullanımı.
Dördüncü Duvarı Yıkmak: Oyuncuların doğrudan kameraya bakarak izleyiciyle etkileşime girmesi.
Kara Mizah ve Satir: Savaşın anlamsızlığını ironik ve karanlık bir mizahla ele alması.
Retrospektif kapsamında yönetmenin en etkileyici dört filmi izlenebilecek:
The Girl (Devojka): Bir bilinç akışı günlüğü tadında çekilen bu film, Đorđević’in 1960’lardaki en orijinal çıkışlarından biri.
The Dream (San): İkinci Dünya Savaşı tecrübesini gerçeküstü öğelerle harmanlayan sarsıcı bir yapım.
The Morning (Jutro): Serinin en bilinen halkası. Yugoslav Kara Dalga akımının köşe taşlarından biri olan film, savaşın insani maliyetini cesurca sorguluyor.
Noon (Podne): 1948 Belgrad’ında geçen bu film, Yugoslav sinemasının o güne kadar çektiği en güzel renkli karelerden bazılarına sahip lirik bir mozaik.
Tarih: 14 Ocak – 1 Şubat 2026
Mekan: Barbican Centre, Londra
Neden Gitmelisiniz? Eğer Roberto Rossellini veya Andrzej Wajda gibi yönetmenlerin savaş dramalarını seviyorsanız, Đorđević’in şiirsel ve deneysel dünyası size bambaşka bir sinema perspektifi sunacak. Bu filmler sadece birer savaş filmi değil; tarihin sıradan insanların hayatlarını nasıl parçaladığını anlatan evrensel birer ağıt niteliğinde.






